OyunSeveriz – Flash Oyun Sitesi

Türkiye’nin En Geniş Flash Oyun Sitesi

Grup Yorum – Full Albümlerinin Sözleri

Posted by oyunseveriz on May 7, 2008

Sıyrılıp Gelen 1987

Büyü

büyü de baban sana büyü de büyü
acılar alacak yokluklar alacak büyü de baban sana
büyü de baban sana büyü de büyü
bitmez işsizlikler açlıklar alacak büyü de baban sana

büyü de baban sana büyü de büyü
baskılar işkenceler kelepçeler gözaltılar zindanlar alacak
büyü de baban sana büyü de büyü
büyüyüp de onyedine geldiğinde
baban sana idamlar alacak
söz: gülten akın
müzik: grup yorum

Gülebilmez

seni kalbimde gezdirip her an
eşkimiz bilmesin dedim hicran
ala gözlü yarim menim kimse bilmir
senin aşkınla ay aman ağladım güldüm

gülebilmez gülüm bahar sensiz
üreğim od tutup yanar sensiz

dönmerem heç sözümden ey canan
getme bir an heç gözümden ey canan
senden ilham alar menim könlüm
seni menden inan gözelim ayırmaz ölüm
azeri halk türküsü

Kuşatma (Filistin)

sen kurşun yağmurları altında
güneşin delik deşik edildiği bir ülkede doğdun
öptü kan revan içinde seni çırılçıplak bir ölüm
ölümü ve gözyaşını gördün yavrum
kan emmeyi öğrendin yaralarından

saplanırken geceye ilk çığlığının sesi
kestik göbeğini süngüyle senin

terli bir asker kaputuna sardık sonra
kurşunlar yağıyordu cesedine annenin

ağla yavrum ağla
dindirsin içindeki acıyı gözyaşların
dönsün toz duman arasın aşkı
ve kalksın artık kanlı duvarlarından kuşatmaların

ağla yavrum ağla şimdi…
söz: mecit ünal
müzik: grup yorum

Güleycan

güneş bile yasak içim sarı sıcak
duvarları deler sevdanın közü
güleycan… gül gül gül

dertlerim nice ne giz ne bilmece
bekliyor zalim tel örgüden gece
gel ey can… gel gel gel

bu yol uzun ırak varılacak mutlak
şu korkuyu çıkar at gürül gürül hayat
güleycan… gül gül gül
söz-müzik: grup yorum

Hüznün İsyan Olur

suya düşen bir karanfilse yüreğin
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
vursun seni o taştan bu taşa
o çağlayandan bu çağlayana

kavgadan uzak kalmışsan
sevdadan da uzak demektir
devinmez yüreğin mağması
çatlamaz sabrın kara taşı
söz: ahmet telli
müzik: grup yorum

Sıyrılıp Gelen

soluk bir ay dolanıyor kentin üstünde her gece
her gece bilge bir gezgin
tavrıyla adımlıyor yolunu
güz yanığı bir durgun sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman

suların sesini dinle şimdi ormanın fısıldayışlarını
yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için
ve gözlerin uzak yamaçlarda aranıp dururken birşeyleri
sessiz ve sakin beklemekte bekledikçe bileylenen yürek

belli ki dağların denizlerin ve göllerin üzerinde
sıyrılıp gelmektedir seher belli ki yakındır
belli ki yakındır doğayı ve hayatı sarsacak saat
söz: ahmet telli
müzik: grup yorum

Hayat (Beyez Gelincik)

hayat damla damla berraklaşıyor kara tende
hayat ılgıt ılgıt esip gidiyor işkencede
baskı mapus zulüm kan ile örülü
seti yıkıp aşıyor derya ırmaklar
hayat yeşilde yeşil yosunda
yosunlar boy veriyor kuytuluklarda

düşmesin kirpiklerinin gölgesinden başka gölge
doğacak yarının şafağı olan gözlerine
sımsıkı yumruk misali sevdiğim
yarının sahibi o gözlerine
o gözlerinde çizgilenecek
sevdamızın/bebeğimin yarını alın yazısı

zincire vurulmuş sevdamızın incecik bileği
bekler sevdayla kin ile korlanmış gözlerini
gözünde çakan şafağın kızıllığında yunup
silah sesleriyle halaya durup
beyaz gelinlik giydireceğiz
kendi ellerimizle vefalı yare
kendi ellerimizle cennet vatana
söz-müzik: anonim

Munzur

bir uzun havadır şu munzur dağı
mor bir katar gibi dizilir gider
saz çalınır akşamları cem olur
gönlüm terazisi bozulur gider

koca fırat vura vura başını
benim anam döve döve döşünü
aşar çığlıkları anacıkların
ağıtlar yükselir munzur’a doğru

ben de silah çattım şu munzurlar’da
yıldızlara uludum yalnızlığı
başı duman duman dağlara doğru
yönelmiş gidiyor yörük kervanı
söz-müzik: grup yorum

Sen Özgürlüksün

ilk kar düşünce soğuk toprak süzüldü
beyaz güzeldi, beyaz güzeldi
toprak toprak yaşam güzeldi
kavuşunca toprak düşen yaprağa
tenim büzüldü kanım duruldu
kar bembayaz soğuk yine de güzeldi

umutsuz değildim sevinçsiz değildim
sevgisiz değildim sensiz değildim
sen ki sevgilere yaşam olan güneş
yaşam olan su ve hava umut dirençsin
sen bir haykırışsın suskunsa diller
gözlerde yeşil düşlerde beyaz
sen özgürlüksün sevdiğim
söz-müzik: grup yorum

Mapusane

mapushane çeşmesi gülüm yandan akıyor
hasret bir ince sızı ciğerimi yakıyor
mapushane avlusunda ihtiyar bir dut
bir dalı penecereme biri sana bakıyor

mapushane duvarında
bir çift güvercin
bugün efkarlıyım
yarime haber verin

mapushane kapısı gülüm bir elvan geçit
gelene açılır gülüm gidene kilit
söz: erol toy
müzik: grup yorum

Haziranda Ölmek Zor / Berivan 1988

Berivan

döşümüze ölüm basmış kardeşler
karanlık da yağar canlar üstüne
zincir sesleriyle sızlar bilekler
gülerken bildiğim ağlar üstüne

kucakta kucakta kalmış ölüler
doğmadan gidenler haykıran gözler
karanlıkta kana bulanan yüzler
gözler göçtü parelendi yürekler

dağlara çıkam dedim
dosta ulaşam dedim
dost ben senin derdinden
dağlara mekan dedim

söz: hasan hüseyin

Diriliş

tankların önünden bir dağ düşse toprağa
çoğalır toprakta dağlara gülen yürek
dağlarda sokakta fabrikada tarlada
halkız biz yeniden doğarız ölümlerde

söz: pablo neruda / grup yorum
müzik: grup yorum

Soluk Soluğa

büyük aşklar yolculuklarda başlar
ve serüvenciler düşer yollara
onlar ki dünyanın son umudu
soyları tükenmeyen birer şahindirler

ne bir adresleri vardır onların
ne de aşktan başka bir sığınakları
ama yaşarlar dünyanın dört bir yanında
ölümle alay ederler sanki
neydi onları oradan oraya
savurup duran şey?

söz: ahmet telli
müzik: grup yorum

Doğacak Güneş Gibi

doğacak güneş gibi
halkın kara yazgısının üstüne
hey… doğacak güneş gibi
karanlığın ortasına sesimiz
yumruklar dalgalanıyor göklerde hey…
gülümseyen (kızıl bantlı) şehitlerimizle

hey hey hey hey!
bu ses bizim sesimizdir
ağlayan haykıran biziz
kahkahayla gülen biziz
her kavgada ölen biz

14 haziran’da onlar (apo fatih hasan haydar)
yanar hücre hücre yanar
coşkun (kızıl) karanfiller gibi
elde bayraklaştılar
yürüyen hep yürüyen yürüyen

çağlara… ses veriyor sesimiz
dağlara… dağlara yükseliyor
yürüyen hep yürüyen yürüyen

söz-müzik: grup yorum

Asker Kaçakları

köyün evleri karanlık
gökte yıldız pır pır eder
ben bir asker kaçağıyam
gelin bana bir tas su ver…

n’eyleyim kusura kalma
elleri kınasız gelin
çalar asker kaçakları
kapıları geceleyin…

söz: nazım hikmet
müzik: grup yoru

Hoşçakalın Dostlarım

hoşçakalın dostlarım benim hoşçakalın dostlarım
sizi canımda canımın içinde
kavgamı kafamda götürüyorum
hoşçakalın dostlarım hoşçakalın dostlarım

a dostlar a kavga dostu iş kardeşi
a yoldaşlar a
kavga dostu iş kardeşi a yoldaşlar a
tek hecesiz elveda
a dostlar a kavga dostu iş kardeşi
a yoldaşlar a elveda

görüşürüz yine görüşürüz dostlarım
beraber güneşe güler
beraber dövüşürüz
hoşçakalın dostlarım hoşçakalın dostlarım

söz: grup yorum
müzik: mikis theodorakis

Haziranda Ölmek Zor

gece leylak ve tomurcuk kokuyor
yaralı bir şahin olmuş yüreğim
uy anam anam haziranda ölmek zor
haziranda ölmek zor

çalışmışım onbeş saat tükenmişim onbeş saat
yorulmuşum acıkmışım uykusamışım
anama sövmüş patron sıkmışım dişlerimi
ıslıkla söylemişim umutlarımı

sıcak bir ev özlemişim, sıcak bir yemek
sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
çıkmışım bir dalgadan vurmuşum sokaklara
sokakta tank paleti sokakta düdük sesi
sarı sarı yapraklarla dallarda insan iskeletleri

gece leylak ve tomurcuk kokuyor

“uyarına gelirse tepemde bir de çınar”
demiştin yıllar önce
demek ki on yıl sonra, demek ki sabah sabah
demek ki manda gönü, demek ki şile bezi
bir de memed’in yüzü, bir de saman sarısı
bir de özlem kırmızısı
demek ki göçtü usta kaldı yürek sızısı
yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
bıraktım acının alkışlarına üç haziran altmışüçü
üç haziran altmışüçü

bir kırmızı gül dalı konmuş üstüne
bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
yatıyor oralarda bir eski gömütlükte yatıyor usta…
gece leylak ve tomurcuk kokuyor

geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
şuramda bir kuş ötüyor
gece leylak ve tomurcuk kokuyor
haziranda ölmek zor

söz: hasan hüseyin korkmazgil
müzik: hüsnü arkan

Bir Dağ Türküsü

yolun yalnızlığa düştü, kar üstünde yürüyorsun umarsız
insansız sıcaksız, acımasız doğadasın

ah gülüm dostum kardeşim
sar dağları şimdi
ah gülüm dostum kardeşim
soluğun bulutlarda

yavuklundur dağlar taşlar ve aç kurtlar bekler aşağılarda
sen dağlarda ben zindanda yalnız değiliz

bir koyaktan bir koyağa bir sarı bulutun üstünde
cıvıldaşan kurşunlarla gülümse yurduna

söz-müzik: grup yorum

Venseremos

fırtına yırtıyor sessizliği
ufuktan bir güneş doğuyor
gecekondulardan geliyor halk
tüm şili şarkılar söylüyor

venseremos venseremos
kıralım zincirlerimizi
venseremos venseremos
zulme ve yoksulluğa paydos

şili’de halk bugün savaşıyor
cesaret ve aklın gücüyle
kahrolsun halkın katili cunta
yaşasın “unitad popular”

şili halk şarkısı

Filistin Günlüğü

bana ılık rüzgarları gönderin
tel örgüler ardına
sevgilinin gözlerinde benim olsun
yağmur damlaları mavisi
yeşile mahkum edin bozkırı
boy atsın sevdam
bana bir türkü söyleyin
yarınlarıma uzansın
tel örgüler ebem olsun
doğurtsun hasretimi

ağlamasın çocuklar
çocuklar kanamasın çocuklar ağlamasın
sözüm var beyrut sokaklarında
öldürün beni
her sabah saat beşte
öldürün beni
sözüm var beyrut sokaklarında
yaşatın beni

söz: mecit ünal
müzik: grup yorum

Özgürlük Türküsü

kor bir ateştir yüreğim
coşku büyüttüm koynumda
oğul (kızım) gitme demedim
omuz verdim kavgasına

bulutlar ağlar dağlardan akar
savrulur zindanlara
zinciri kırar duvarı yıkar
kavuşuruz meydanlarda

boy veriyor karanfilim
özgür günün müjdesiyle
kızım (oğul) gitme demedim
soluklar verdim sesine

boran ayırdı elimi
onun sıcak ellerinden
baş eğmez kar çiçeği
onurla yanındayım ben

söz-müzik: grup yorum

çav bella

işte bir sabah
uyandığımda çav bella….
elleri bağlanmış buldum yurdumu
her yanı işgal altında

sen ey partizan
beni de götür çav bella…
beni de götür dağlarınıza dayanamam tutsaklığa

eğer ölürsem
ben partizanca çav bella…
sen gömmelisin ellerinle beni
ellerinle toprağına

güneş doğacak
açacak çiçek çav bella…
gelip geçenler diyecek “merhaba”
“merhaba ey güzel çiçek”

italyan halk şarkısı

Türkülerle 1989

Başına Döndüğüm

başına döndüğüm kurban olduğum
ağlar dolanıram yar deyi deyi
ezel bahar yaz ayları misali
çağlar dolanıram yar deyi deyi

çoktan beri terketmişem ben yari
hasta yüreğimden çıkmıyor zarı
yanar oldu sönmez yüreğim narı
dağlar dolanıram yar deyi deyi

evlerinin önü kavak
elim kınalı yüzümde duvak
merhamet et halime bak
oy oy sebebim oy oy vebahtım
oy oy sebebim…

türk halk şarkısı

İnce Memed

çakmağı yandıran kavdır
demiri dövdüren tavdır
dayan ince memed
şimdi direnecek çağdır

ince memed toroslar’dan gürledi
buhurcular kulak verip dinledi
onyedi kurşunu yedi ölmedi

dayan ince memed dayan
n’idelim gardaş n’idelim oy
tut elimden ince memed
gidelim dağlar gidelim oy

kıratın boynunda püsküllü koza
kanlarım damladı çimene toza
kurtulursam eğer sorarım size

buhurcular bölük bölük geldiler
atlarımı delik delik deldiler
duvarın dibinde resmim aldılar

ak kağıt üstünde
tanıyın beni gardaş n’idelim oy
dayan ince memed dayan
n’idelim gardaş n’idelim oy
tut elimden ince memed
gidelim dağlar gidelim oy

türk halk şarkısı

Nenni

deveyi deveye çattım nenni…
çılbırın boynuna attım nenni de… nenni bebek oy
kaynatamdan hicap ettim nenni…
nenni benim küçücüğüm nenni de… nenni bebek oy

yekin kara devem yekin nenni…
çanını zilin takın nenni de… nenni bebek oy
bebeğimi daldan sakın nenni…
nenni benim küçücüğüm nenni de… nenni bebek oy

köpekler dağda uluşur nenni…
eltim çadırda gülüşür nenni de… nenni bebek oy
kuzgunlar bebek üleşir nenni…
nenni benim küçücüğüm nenni de… nenni bebek oy

harmancının kayaları bebek oy
çan çalıyor mayaları nenni de… nenni
pek mi değdi a bebeğim bebek oy oy
kara kuşun sayaları nenni de… nenni

türk halk şarkısı

Omuzdan Tutun Beni

omuzdan tutun beni
halaya katın beni
düşersem bu kavgada loy
dosta anlatın beni

deloy loy loy loy…

hıncım sevdamın hıncı
sevdam mavzerde sancı
alnında al güneşle loy
düşen yiğit kaçıncı

sevdam sevdana karşı
sevdam dünyaya karşı
gel şahanım dağlara loy
dosta düşmana karşı

türk halk şarkısı

Naz Barı

türk halk ezgisi

Le Hanım

ben de gidem paytaxta le… le hanım
ben de gidem paytaxta
bilmem ki hangi bahta
paşa’ya derdim diyem
belki derdime baka le… le hanım

le hanım… le hanım ha hanım ey
sormisen heç halım ey
göğsüme vura vura
çürüttüm sol yanım ey
le… le hanım

aslım karac’dağlıyam le… le hanım
aslım karac’dağlıyam
yar yitirdim ağlıyam
derdim çok dermanım yok
her yanımdan dağlıyam le… le hanım

Kürt halk şarkısı

Seni Men Yaman Sevirem

dağlarda duman gözeldir
kaşları keman gözeldir
sözüne heç bir söz olmaz
gözleri yaman gözeldir

alıpsan aklımı baştan
geçmek olmaz bu göz kaştan
seni men yaman sevirem
ürehten candan sevirem
beri gel eyle vefa yar
eşikem etme cefa yar

söğütler boyun eğende
sene men yarim deyende
sanıram dünya menimdir
gözüme gözün degende

azeri halk şarkısı

Dünyanın Üzerinde

dünyanın üzerinde kurulu direk
emek zay olmadan sızlar mı yürek

ali yar… sızlar mı yürek

bu düzeni kim kurmuş bizler de bilek
söyle canım söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

adem eker yeryüzüne ekini
ekin saklar yeraltında kökünü

ali yar… saklar kökünü

ayıkla gör karasını akını
söyle canım söyle dinlesin canlar, dinlesin canlar

ocağa koymuşlar köşe taşını
hak onarsın gerçeklerin işini
ali yar… ah yar işini
bir gün ağrıtırlar senin başını
söyle canım söyle dinlesin canlar
ah yar yar yar dost dost
medet şah şah dost

pir sultan abdal’ım farz ile sünnet
yola gelmeyene edilmez minnet
cümlenin muradı dünyada cennet
söyle canım söyle dinlesin canlar dost

türk halk şarkısı

Çalta Çama

çatal çama kurşun attım geçmedi
ali efe’ye ayran verdim içmedi
öşürcü yakup elime geçmedi
teke bıçak tırpan gibi biçmedi

kova kova çapulama kum doldu
silahlarım senin için gün doldu
öşürcüler bizim köyden kovuldu
düşmanlarım dumanlara boğuldu

türk halk şarkısı

Karadır Kaşların

karadır kaşların ferman yazdırır
bu dert beni diyar diyar gezdirir
lokman hekim gelse yaram azdırır
yaramı sarmaya yar kendi gelsin

ormanlardan aşağı aşar giderim
nazlı yari kaybetmişim ağlar gezerim
ormanların gümbürtüsü başıma vurur
nazlı yarin hayali karşımda durur

karadır kaşların benzer kömüre
yardan ayrılması zarar ömüre
kollarımdan bağlasalar zincire
kırarım zinciri giderim yare

türk halk şarkısı

Cemo / Gün Gelir 1989

Cemo

dağların yücesinde ateş yanar
oturmuş da başına sevdalılar
gün gelir kahpe savrulur
cemo ovaya inen de

yar…
alnında yıldızlı bere
elinde mavzeriyle
çıkıp dersim dağları’nda
türkü söylemek var ya
oy cemo, cemo can…

savrulup ovaya inen bulutlar
muştusudur kopacak fırtınanın
o büyük günün görkemiyle
çocuklar halaya duracak

söz-müzik: grup yorum

Mehmet

o gün yüreğimizde mavzer
güneş alnımızı yakıyor
beşbin kardeş yürüyor güneşe
mehmet kavgayı öğretiyor

bakın bir sokak işte mehmet çıkıyor
öbür sokaktan yine mehmet çıkıyor
beşbin mehmet koşuyor güneşe
ölüm yağmuru hiç dinmiyor

kuşandık genç öfkeni
taşların kucaklarımızda
bizlere öğrettiğin kavga kavgamız
büyüyor umuzlarımızda

alnındaki kurşun yarası
sönmeyen bir ateş şimdi
büyüyor inatçı kavgamızda büyüyor
sarıyor halkın yüreğini

zapt ettiğimiz alanlara
sesini taşıyacağız
kanımızla yazıyoruz tarihi
haklıyız kazanacağız

söz-müzik: grup yorum

İsyan Olsun

alnını dağ ateşiyle
yüzünü kanla yıkayan dostum
senin dudağında gülümseyen bordo gül
benim yüreğimi harmanlayan isyan olsun

şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
bir gün benim elimde
patlamaya hazır mavzer olsun

başını omzuma yasla
gövdemde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun

söz: arkadaş zeki özger

Gün Ola

alnındaki yaradan boşaldı belki bütün kanı
fakat nehirlerin akıyor dağların rüzgarlıdır
bak yine çarpıyor kalbim
ortasında kavganın
gün ola devran döne, umut yetişe

dağlarının dağlarının ardında
değil öyle yoksulluklar hasretler
bir tek başaka tanesi susuz kalmayacak
bir tek zeytin dalı bile yalnız

sıkıysa yağmasın yağmur
sıkıysa uyanmasın dağ
bu yürek ne güne durur ne güne
bu yürek ne güne durur bu yürek
gün ola devran döne, umut yetişe

söz: ahmed arif
müzik: grup yorum

Düşenlere

bu toprakta kalır adın
tohumların arasında
yeşilinde tarlaların
başakların sarısında

günü gelir dağa çıkar
yıldızlardan şiir çeker
kanımızı siler yıkar
suların en durusunda

yıllar geçse de aradan
kopar gelir ırmaklardan
ışır yine kurşunlanan
dostlarının yarasında

bayrak olur bize yarın
rüzgarıyla ilkbaharın
dalgalanır genç kızların
gözlerinin karasında

söz: ülkü tamer
müzik: grup yorum

Stien i Bjerget

söz: savage rose
müzik: kürt halk ezgisi

İnsan Pazarı

kondulardan gelmişik lo
açlık yoksulluk çekmişik
her sabahın seherinde
güven park’ta birikmişik

açlığın dini olmaz
yoksulluğun vatanı
körolasın kahpe devran

güven park’ta bir anıt var
yamru yumru kara taştan
yazıyor ku o anıtta
öğün çalış güven ey türk

cam silerik parıl parıl
ağartırık kap kacağı
yeter ki gelsin de ekmek
biz her bir işi görürük

ayşe’lerik fatma’larık
güllü’lerik hatçe’lerik
güven park’ta o anıta
çok saygı selam ederik

övünsek de güvensek de
çalışsak da olmuyor ki
‘türk’ük deyin övünüyok
açlık ‘türk’ü bilmiyor ki

söz: hasan hüseyin
müzik: grup yorum

Borçlusun

tutmamışsan kolundan
bir tükenip yorulmuşun
avutmamışsan umutsuzluğu
“su” diyene vermemişsen

sende iş yok be kardeşim
alnındaki çizgilere
gözündeki ışıltıya
borçlusun sen yaşamın kendisine

“kolay gelsin” dememişsen
taş kıran işçilere
“günaydın”sız bırakmışsan
bahçe bezeyenleri

pankartlı yürüyüşlere
ve halaylı grevlere
katılmayı bir aşk gibi
ta şuranda duymamışsan

söz: hasan hüseyin
müzik: grup yorum

Gün Gelir

türküler… söyledik
baş başa diz dize türküler
kavga türküleriyle dağlarda biz vardık
kavga türküleriyle alanlarda
bir ekmeği bölüştük karanlığın sabahında

gün gelir ki gün gelir gelir günler
dağ ateşi başında

kar asker sen ve ben karanlığı gözlerken
ellerimiz tetikte hazır bekliyorken

bugün grev günüdür dostlar
elele türkülerle coşalım hey!
emek ile ter dökenler
hep birlikte halaya duralım hey!

söz-müzik: grup yorum

Oğula Ağıt

binbir çileyle büyüttüm oğlumu
yemedim yedirdim bugüne getirdim
cesurdu mertti kaya gibi sertti
bir gün geldi ki vay… vurdular onu

“beni kınama arkamdan ağlama
ne yaptıysam bil ki halkım için” derdi
aslan gibiydi sözünün eriydi
bir gün geldi ki vay… vurdular onu

yaşlı gözlerle beklerdim yolunu
oğlum gider de ya dönmezse diye
göz bebeğimdi beni her şeyimdi
bir gün geldi ki vay… vurdular onu

sabır taşından yaratılmış insan
güle güle oğlum kalanlar sağolsun
yaşı yirmiydi canımın içiydi
bir gün geldi ki vay… vurdular onu

kurşun değildi top tüfek değildi
zulüm yılanıydı boğan oğlumu
bir can gitse de binler var geride
bir gün gelir ki hey… ezerler onu

söz: anonim
müzik: theodorakis

Bir Oğul Büyütmelisin

zulüm ejderha olsa da
telli duvaklı yurdumda
bir oğul büyütmelisin
kavgada yiğit olmalı

gün gelip yol kenarında
kızıl gül açmış alnında
bulursan yıkılmayasın
gözyaşında hınç olmalı

düşen birdir bilmelisin
bin oğlun var sevmelisin
yarın bizim yılmayasın
yüreğinde güç olmalı

yarin yanağından gayrı
paylaşmak için herşeyi
söylediğimiz türkülerde
senin de sesin olmalı

söz-müzik: grup yorum

Çağrı

günün sancısı var
şafağın çağrısı var
zaferin müjdesi var
al yüreğini öfkeni kuşan da gel
emeğin kavgası var

dağlardan tarladan kondulardan hey
nehir gibi coş da gel
fabrikadan okullardan çık yola
meydanlara koş da gel
(caddeleri aş da gel)

umut yeşerdi işte büyüyor direnişte
davetliyiz güneşe
al yüreğini öfkeni kuşan da gel
kavga seni çağırıyor

söz-müzik: grup yorum

Gel ki Şafaklar Tutuşsun 1990

Gel ki Şafaklar Tutuşsun

karanlıklar içinden şafakla gel günle gel
kan ve barut içinden dirençle gel kinle gel
gel gülüm gel…

gel ki geceler çatlasın
gel ki şafaklar tutuşsun
bizim olsun alınterimiz hey
(bizim olsun emeğimiz hey)

yağmur sele dönende derelerden taş da gel
biz kavgaya giren de sevdalara düş de gel
gel gülüm gel…

doluşunca alanlar şehirde gel kırda gel
haykırınca zindanlar zincirleri kır da gel
gel gülüm gel…

söz: adnan yücel
müzik: grup yorum

Ferhat

kara yeller ak yelleri döğende
sevdanı yüreğine yüreğine kuşat
al sesini vur kanının gümbürtüsüne
zamanıdır dağları delmenin ferhat

dağların başı yaslı
ferhat’ın yüreği kan ağlar
yüreğin sağlam bileğin güçlü ferhat
istesen dağlar dağlar…

sevdan ki bir yakıcı kuştur yüreğimde
gümbürder zulme karşı kan gibi

ölürsem dağlar için ölürüm ferhat
kalırsam vuruşkan şahan gibi
ateşi üfle körüğü kullan
bu can bu hasrete dayanır
soludukça sevdan

söz: arkadaş zeki özger
müzik: grup yorum

Kuçaklama

çıktım dağın başına da
adım kazdım taşına
ölüm namert belalımdır
bakmaz gözüm yaşına

bu dağların rüzgarından
hoştur aman benim başım hey
ölüm düşme peşime
gençtir daha benim yaşım

düz ovaya inilir mi
ölüm yıldı sanılır mı
düşman sinmiş yolun gözler
bile bile yanılır mı

günü gelince onar yüzer
biner biner ölürüz
vuruşmaktır aslımız bizim
döner döner ölürüz

söz: ismail uyaroğlu
müzik: grup yorum

Direnişçilerin Cevabı

soyun dedi düşman inaçlarından
dört kızıl ok fırladı yayından
17 ekim depremini yaratan
o güçlü fırtınayı yaratan
krallar imparatorlar beyler diktatörler yıkanız

hey hep bir ağızdan türkü söyleyen
karaburun’da çarpışan bedrettin yiğitleriyiz

biz nerede doğum sancısı
atlarımızı oraya sürdük
kızgın ve kızıl kor atlarımızla
hep dalgalı anaforlara daldık

çok yendik çok yenildik
topların tankların -ki ustasıyız-
uçlarında sallanan bizlerdik

hey stalingrad’da şaha kalktık
filistin’lerde direndik kızıldere’de direndik

düşüncelerimizi tarihimizin
örs ve çekici arasında dövüp
kavganın suyunda çelikleştirdik

ip de geçirsen boyunlarımıza
ya da bir kurşun alınlarımıza
asla soyunmayız inancımızdan

hey and dağları sierra’lar
che’nin gül bahçeleriyiz

söz-müzik: grup yorum

Umut

Yılmaz Güney’in anısına

müzik: grup yorum

Halay

el veriyor el veriyor
dökülen kan öfkemize dal uzatmış el veriyor hey…

yol veriyor yol veriyor
sarp yamaçlar derdimize geçit açmış yol veriyor hey…

dal çiçeğe dağ koçağa, ay denize gün sıcağa
can bileğe ten kucağa, bıçak kına sır veriyor

gül veriyor gül veriyor
ezilenler sevgimize, yürek yürek gül veriyor hey…

söz veriyor söz veriyor
dövüşenler cengimize, oğul oğul söz veriyor hey…

söz: nihat behram
müzik: grup yorum

Apo Haydar Hasan’ın Türküsü

Apo’nun türküsü
bir türküdür direniş boy verir zindanlarda
inatçı bitmez bir gülüş bir türküdür direniş
zindanlarda adı haydar apo fatih hasan haydar
yaşasın direniş yaşasın zafer

gülüşün günlerimizi aydınlatıncaya kadar
and olsun ki inancım sevdamızda yaşayacak

haydar’ın türküsü
türküm bitmedi sesim daha yitmedi
ben hala türkü yakıyorum kavgada
direnişçilerin kızgın (alev) soluklarında

ellerimi bilincimi sesimi
tüm hünerimi kavgama verdim
boşuna aramayın mezarda beni

hasan’ın türküsü
ben hasan’ım geldim işte
yine şakacı konuşkanım dilinizce
yine sevdalı… geldim işte

yürek öfkeyle dolunca yine kavgacı
kurşuni kamçı kalkınca
koştum kırmaya… yine savaşçı

salın sevdiğim salın
salın mudanya limanı
salın ey dünya

ben bir devrim hamalıyım yine işsever
güzel umutlar taşırım yine yurtsever
ortasındayım halkım için kavganın
bu zincir böyle kırılacak düşsek de ölüm oruçlarında

söz-müzik: grup yorum

Dağlara Doğru

yastığımda sıcaklığın dururken
tenimde damlacık terin uyurken
uyandık sabahın ilk çığlığıyla
karıştık gecenin son yıldızına

içimde coşkuyla çarpar yüreğim
elimde solgunca yanar fenerim
kuşanıp dağların o heybetine
karıştık gecenin son yıldızına

sesimizde soluklanır rüzgarlar
sevdamızda halay tutar ormanlar
üç etekli ak puşulu kadınlar
karışır gecenin son yıldızına

söz-müzik: grup yorum

Madenciye Ağıt

yeni çeltek ocağı’ndan yükselir yükselir çığlıkları
yanar bedenler yitip gider yitip gider umutları

yazgıları kömür gibi kazar bitmez yerin dibi oy…
bir tas yemek biraz ekmek
güneş görmez hiç yüzleri oy… oy gülüm…

hasret çöker yüreklere toprak dolar gözlerine
haber ulaşır köyüne
yetim kalır oğlu kızı oy… oy gülüm…

bir gün gelir ocaklardan kazma kürek ellerinde oy
yürüyünce yeryüzüne
değişecek yazgıları oy… oy gülüm…

söz-müzik: grup yorum

Onaltı Mart

dağ gibi yiğidim zeybeğim yoldaşımsın
oğlum kızım yüreği sinesine sığmayanımsın
buzlu çekmecelerde kız buzlu çekmecelerde erkek
ve buzları eriten sessiz ezgi
nasıl bir şeysin ki
kucağında ninnilenir dağlarımızın geleceği
göğe çevir gözünü namlu göğe çevir
korkunçsun bomba sus
sus düştüğün yerde ne olur sus bomba sus
basma gürültünle taze soluğuma yolum uzun sus
göğe çevir gözünü namlu göğe çevir
eli kulağında bitecek cehennem dolanı
yunup arınacak kara basanından
soluklanacak derslikler
bitecek halkımın özlemi
süt toprak torna üretenin olacak
bitecek yurdumun özlemi
sesini bulacak her karışı
sesini bulacak beyazıt
güvenin sevginin sesini
hepsini görür nasılsa
nasılsa hepsini yaşar
havada kalmaz
mutlak bulacak avazım kendine bir yer

çitler kesilir birer birer
cop ve bomba alt edilirler
biz ki gürleyen birer volkanız
beyazıt patlayan krater

mart’ın onaltısında yedi can
düştük gün ortasında yedi can
bin dallı yasemen olup yeşerdik
faşizmin karşısında yedi can

çaldığım özgürlük ateşini
ülkemin koynunda büyütmek
değil lale bahçelerinden değil
barut yakan avazdan (soluktan) geçer

söz-müzik: grup yorum

Sasa Horonu

müzik: grup yorum

Yürek Çağrısı 1991

Madenciden

indim maden ocağına kara elmas diyarına
yeryüzü sıcak olsun diye dost
yıllar boyu kazma salladım buskunca bu zindanda
çocuklarım gülsün diye dost
oysa bizim evde gülen yok

yürü derler yürü derler açlığa yürü derler
kara elmas tabut olmuş gerekirse ölün derler
günü gelir utanmadan ağlaşana gülün derler
yalanlara artık sabrım yok

bugün maden ocağına kara elmas diyarına
inmedik selam olsun sana dost
ölesiye ışık hasretiyle solmuş bu yüzlere
grev grev güneş doğmuş dost
artık kaybedecek birşey yok

yeraltında ezilenler yeryüzüne seslenirler
madenler bizim derler gerekirse ölüm derler
günü geldi grev derler dost
artık kaybedecek birşey yok

Zonguldak
yerin derinliklerinden geldiler
ellerinde susmak bilmeyen bir yeraltı güneşiyle
ne kadar diplere bastırılsa
o kadar boğulmak bilmez yankısıyla yüreklerinin
ağır ağır geldiler…
sonra hergün geldiler artarak geldiler
kadınları çocukları ve alkışlarıyla
yoğurt mayalar gibi geldiler
pişkin ekmekleri bölüp de paylaşır gibi
su gibi ateş gibi
her gün yeni ağızlar eklendi ağızlarına
yeni yollarla tanıştı ayakları
her gün yeni kabuklar çatladı
yeni kulaklar işitmeye başladı söylediklerini
bir kent oldular sonunda
ve adını değiştirdiler ülkenin şiir: kemal özer

söz-müzik: grup yorum

Evindar

ey hevalo evindar
tu ji wek mın birındar
hene gelek weki me
belki zedetir ji me

çiya bilind dibin jor
cihan dibe keska sor
her du rewşa ve ji ne
denge saz’a evine

ey sevdalı
ey sevdalı arkadaş
sen de yaralısın benim gibi
bizim gibileri çok
belki bildiğimizden de çok

dağlar yüksek olur
dünya gökkuşağı olur
yaşamın bu iki gözkamaştırıcılığı
sevda sazının sesi olur

söz-müzik: ciwan haco

Çerkes

çerkes halk şarkısı

Büyü Bebeğim

büyü güzel bebek büyü
ninniler büyütmez seni
baban şimdi dağlardadır
bakar ufuktan gözleri (gelir yenince düşmanı)

dağlarda sesler yükselir
sesler türküyle beslenir
ne yenilmek ne de yılmak
seslerden zafer beklenir

kara sevda göz bebeğim
yarınlarda gül bebeğim
bir gün baban döner geri
ellerinde gül bebeğim

söz: adnan yücel
müzik: grup yorum

Sevda Türküsü (Tayad Türküsü)

kuraktı toprak gökyüzü karanlık
bizler suskun birer ana babaydık
eylül zindanlarındaki çağrıyla
uyandık korkulu düşten uyandık

direniş boy attıkça zindanlarda
dayandık zulüm kapısına dayandık
ses verdik evlatların haykırışına
yıktık korku kalelerini yıktık

tutsaklık zinciri kırılıncaya dek
omuz omuzayız yürek yüreğe
onurumuz karanfillerimizle
yürüyoruz meydanları inleterek

söz-müzik: grup yorum

Düşman Çizmesi Altında Yurdum

girdiler kapılardan
girdiler pencerelerden
mektuplardan kitaplardan telefonlardan
girdiler kirlettiler ve gecemizi
girdiler ağrıttılar ve gündüzümüzü
işimize saygımızı
ölümüze acımızı
sayrı yatağımızı
özlemlere sevgilere sular gibi akışımızı
kıyımlara kıranlara türkü türkü bakışımızı
girdiler kirlettiler insan onurumuzu
insan yüzü güzeldir çirkindi bunlarınki
insan yüzü sıcaktır soğuktu bunların ki
elleri el değildi eli andırıyordu
gözleri göz gibiydi bakışsızdılar
göğüse benzer bir kafesti taşıdıkları
içinde yürek yoktu
kapıların arkasında emeklememiş
beşiklere belenmemişlerdi karda tipide
girdiler akşam sofralarında evlerimize
yoksul sabah çaylarında girdiler
girdiler öpüşürken kuytuda
okşarken saçlarını çocuğumuzun
avutmaya çalışırken acılımızı
duyumsarken sevincini insan oluşumuzun
girdiler bağlarken mektubumuzu
dertleşirken kapısında kırkıncı odamızın
girdiler evlerimize
en ağrıtan yerinde bir özlem türküsü
bunalmış bir kahkahanın orta yerinde
taş gibi yorgunluğunda bir güzelim düşün
ölümcül sayrılıkta umarsız yalnızlıkta
kağıttan kaleler yüzdürürken
geçmiş sularımızda
uçurtmalar salarken umut göklerimize
kucaklarken dostlarımızı telefonlarda
girdiler evlerimize
çirkindiler korkaktılar yarınsızdılar
geldiler itilerek girdiler irkilerek
kararttılar gecemizi
ısırdılar karanlıkta kanattılar türkümüzü
kırdılar çiçekli dallarımızı
tükürdüler içine ekmeğimizin
ağrıttılar ağrımızı
ağrıttılar dünya dünya
ağrıttılar vatan vatan

düşman çizmesi altında yurdum
sürdüğüm toprakta gözü
öğüttüğüm unda dokuduğum kumaşta
çekip alıyor soframdan
uğrunda alın teri döktüğüm
ekmeğimi tütünümü ne varsa

düşman çizmesi altında yurdum
hava barut kokuyor haritam kan içinde
söz eylemini bitirmiş silahın eylemidir şimdi
göğsümüzde umudun çapraz fişekliği

söz: kemal özer
müzik: grup yorum

Çay Berbena

kürt halk şarkısı

Yürek Çağrısı

dalların sevdası düşmüş toprağa
umutlar sığmıyor meydanlara
gözlerinde umut yüreğinde aşk
bağdaş kurar mısın soframa

isterim ki senden isterim ki
inancıma aşık zindanıma ışık olasın
yürüyesin gönlümü yollarına
sarasın beni sarasın

mendilinde öfke çıkınında bilinç
uykusuz kalır mısın kitaplarıma
dudağında alev avucunda sevinç
kulak verir misin çığlığıma

isterim ki senden isterim ki
yılgınlıkta inanç zulme karşı direnç olasın
yürüyesin gönlümün yollarına
sarasın beni sarasın

söz: adnan yücel
müzik: grup yorum

Ay Doğar (Gerillanın Türküsü)

ay doğar ayan beyan
çıkar dağın ardından
serin bir rüzgarım ben
geçerim buralardan

eviniz yokuşta mı
bir kurşun atışta mı
iniverdim şu dağdan
uyanık mı düşte mi

ateşler tattım geldim
türküler yaktım geldim
ay öptü gözlerimi
korkuyu yıktım geldim

söz-müzik: grup yorum

Ulaşır Sana

köyümde açmıştır şimdi nar çiçekleri özlem özlem
yüreğimden sevda sevda türküler söylesem sana
tel örgüler arasından ulaşır m’ola
o en güzel yarınlara erişir m’ola

kör baskılar karanlıklar demir kapılar taş duvarlar
olsa da dört bir yanımda söylerim türkümü sana
kuş sesinden dağ yelinden ulaşır sana
ulaşır sana… o en güzel yarınlarda erişir sana

söz-müzik: grup yorum

Analara

daldan yaprak düşer gibi
gün buluttan çıkar gibi
akar gibi kaptan kaba
toprak suyu emer gibi hey…

kavgaya girdi oğlun (kızın)
yönünü gördü oğlun (kızın)
gerçeği bildi oğlun (kızın)
kavgaya girdi oğlun (kızın)

dost elini tutar gibi
bir düğüne gider gibi
yüreğin kanatlansın
aydınlığı öper gibi hey…

söz: hasan hüseyin
müzik: grup yorum

Cane

cane, cane, cane were meydane?
dılemin pır xweşe, bı ve dılane

dılane şoreşe, herkes pe serxweşe
erd u ezman şen bu, bı ve dılane

dılan gelek xweş bu, dıle xort’a geş bu
dıle dıjmın reş bu cane ha cane

keçu jin u pır tev, xort u mer hatın hev
deste mıl tevdan hev, le ve meydane

[Canlar]
canlar gelin meydana
gönlüm hoş oluyor bu halayla

halay devrimdir
herkes sevinçle kendinden geçiyor
yer ve gök şenleniyor bu halayla

halay çoşkuyla doldu
gençler şenlendi
düşmanlar kahroldu
canlar ha canlar

genç kızlarla kadınlar beraber
delikanlılarla erkekler koşarak gelip
kolkola girdiler bu halayla

söz-müzik: şivan perwer

Cesaret 1992
Dağlara Gel

başına bir hal gelirse canım
dağlara gel dağlara
seni saklar vermez ele canım
dağlara gel dağlara

bu canım aşka düşeli canım
aşk odu ile pişeli
yeşil dağlar menekşeli canım
dağlara gel dağlara

gevheri düştüm dillere canım
diyar-ı gurbet illere
bilahi vermem ellere canım
dağlara gel dağlara

söz: gevheri
müzik: grup yorum

Mısri Kız

adı yasak bir çiçektir dağlarda
arar yurdunu tarihsiz çağlarda
bir ezgi başlatır dünyaya karşı
susar türküsü dumanlı çığlarda

mısri’nin günü dolmaz
sevdanın izni olmaz
sevdaya yasak koyanın
dünyada yeri olmaz

mısri kız derler dereler taşkını
yollar yorgunu yokuşlar aşkını
direnir düşmana satmaz aşkını
zindanda düşmanı direnç şaşkını

cudi’nin gözleri cizre’ye bakar
her kızın çığlığı bir gönül yakar
her sevda başına bir ateş takar
dicle’nin suları kendini yakar

söz: adnan yücel
müzik: grup yorum

Karadeniz

karadeniz yine yelin savrulur
nazlı yardan kara haber mi geldi
kuşluk vakti gün geceye devrilir
yoksa yardan kara haber mi geldi

kucağında yakamozlar serili
sularında dalgaların dürülü
ne susarsın dağların var sıralı
yoksa yardan kara haber mi geldi

duman vurmuş kemençenin yayına
haramiler el uzatır aşına
tütününe fındığına çayına
ne susarsın çağır can yoldaşını
dağlar başına…

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Em Ne Binketi Ne

em ne binketi ne
avê da ne çûn jan û êşên me
bın her tovên ku hêşin dıbın bı baranên bıharê
ku mina şevekî şewatê ne
lı meydana şer mêfxas hene

em ne bınketi ne
ku nanê me ji dest me bıgrın ji
u ji porê zarokên me wek serê genımê zer
yarê ji me dûrxının ji
em ne bınketi ne
xwina me da jin dıkele xek çavkaniyek
em ne bınketi ne
tûrê me tov tıji bı dıl û can dıçın şer

Yenik Değiliz

boşa gitmedi çektiğimiz acılar
ilkyaz yağmuru ile yeşeren tohumlara bak
bir yangın gecesini andıran sesleri dinle
savaş alanlarında çarpışanlar var

yenik değiliz
etseler de bizi ekmeğimizden
çocuklarımızın buğday başağı saçlarından
yardan ayırsalar da bizi
yenik değiliz
kanımızda bir pınar gibi kaynayan hayat
yenik değiliz
torbamız tohum dolu
koşar adım gidiyoruz kavgaya

söz: kemal burkay
müzik: grup yorum

Neslime Armağandır

neslim şimdi ben şerefimle ölmenin doruğundayım
unutmadan geçmişi, unutmayın sözlerimi
bekliyorum seyrederken gökyüzünün kanlı şafağını
bekliyorum sizi…
bekliyorum

söz: kahraman altun
müzik: grup yorum

Cesaret

atıldık kavgaya yürüyoruz en önde
devrim bayrağımız ellerimizde
coşkun sel gibi yıkıyoruz setleri
akıyor akıyor akıyoruz biz

cesaret cesaret daha fazla cesaret
kurtuluş mutlaka ellerimizde
kır zincirleri kopar geleceği
kurtuluş mutlaka ellerimizde

kır zincirleri son ver sömürüye
özgürlük mutlaka ellerimizde
(kır zincirleri son ver sömürüye
kurtuluş bayrağı ellerimizde)

yükselen devrimci öfkemizin seliyle
dövüyoruz düşmanın kalelerini
halkın adaleti güç veriyor bizlere
titriyor titriyor halk düşmanları

söz-müzik: grup yorum

Kucaklaşma

müzik: grup yorum

Dı Beri

wera sodır ustimira ma cayı xora
rocı xona na buyi rûstı mafetelin mi kovra

dı beri haval mi dı beri waye mi
na ceng ceng mau peri piva sı mi

rocî wecû kowonra tıjî eşta welatı mi
na rojî rojî mau her me wu her muşan

Haydi Gel

sabah erken kalktık biz yerimizden
gün henüz aydınlanmamıştı biz dolaşırdık dağlarda

haydi gel arkadaşım haydi gel kardeşim
bu savaş bizim savaşımız hep beraber gidelim

gün doğdu dağlarda güneş vurdu vatanıma
bugün bizim günümüz omzunu omzuma yasla

söz-müzik: grup yorum

Seher Yeli Kız

kömür gözlü kız kömür gözlü kız
sende sevdalara düştün demek
düştün de daldın yangınlara
yerin hazır haydi katıl bu halaya

seher yeli kız seher yeli kız
sen de yarınlarını aldın demek
aldın da girdin dalgalara
hedef liman haydi dayan boranlara

gece saçlı kız gece saçlı kız
sen de anadan geçtin demek
geçtin de koştun sevdalına
yurdun bekler haydi sarın ak duvağa

söz-müzik: grup yorum

Sevda Türküsü

adın deler dağ başında karları
kokun aşar dereleri yarları
çiçek çiçek kuşatırsın dalları telli duvak
dalları mor salkımlı dalları güneş güneş dalları

sevmek demek kavga demek bilirim
türkü türkü şiir şiir söylerim
senden uzak yaşamayı n’eylerim özlem özlem
n’eylerim yasak yasak n’eylerim ayrı ayrı n’eylerim

yaprak olur savrulursun yellerde
destan olur söylenirsin dillerde
damla damla süzülürsün güllerde özlem özlem
güllerde sevda sevda güllerde susmak bilmez güllerde

söz: adnan yücel
müzik: grup yorum

Benim Adım Şirvan Berivan

benim adım şirvan berivan
eser koynumda kanlı boran
ürperir yüreğim ucu
savrulur… tufan olur

bir ateş topu gibi
yanar ellerim şimdi
gözucumda damla yaş
düşer yerlere gül olur

annem babam savaşır
özgürlüğüm uğruna
bir el elimi tutar
koşar giderim halaya

söz-müzik: grup yorum

Seni Seviyorum

insanların içindeyim
seviyorum insanları
hareketi seviyorum düşünceyi seviyorum
kavgamı… kavgamı seviyorum

sen kavgamın içinde
bir insansın sevgilim
seni seviyorum

aydınlığın içindeyim
seviyorum aydınlığı
paylaşmayı seviyorum eşitliği seviyorum
kavgamı… kavgamı seviyorum

söz: nazım hikmet
müzik: grup yorum

Reşo

reşo dağların piri
düze inmez kederi
yol yokuş yolcu çıplak
bilinmez mi nedeni

düşsüzü düşe getir
doğruyu söze getir
yangın ol şu dağlarda
eğriyi dize getir

reşo acı takışır
isyanlara yaraşır
isyanları seçende
halaylara karışır

söz: yılmaz odabaşı
müzik: grup yorum

Keçe Kurdan

keçer bıner, çerxa cihan
zor gıredane mere zor
jın çune peş, pır dıxwının
edi qelem gış çune jor

keçe em dıxwazın
bı mera werın şevre
dılo, em dıxwazın
bı mera werın cenge

haye haye
em keçıken kurdanın,
şirın, em şengın
em hevıya merdanın
derde nezana
ber bend u ser hundanın

sere xwe rake keça kurdan
dıl u cıgerem heliyan
ka nıştıman, ka azadi
ka dayıka me sewıyan?

Kürt halk şarkısı

Hiç Durmadan 1993

Dağlar Sözümüz Var

aç çocuklar doysun diye
gülmeyi öğrensin diye
ekmeği tuza banıp çöktük kardeş sofrasına
kucak kucak umudu saçtık ülke toprağına

dağlar sözümüz var doruğunda izimiz var
daha bir güçlü yürüyoruz artık
her bir tohum binler verdi nice engel alt edildi
dalga dalga geliyoruz artık

fırtınalar boranlarla nasırlaştı yumruğumuz
kondulardan meydanlara volkanlaşıp geliyoruz
bayrağımız elden ele destanlarla/destanlaşıp geliyoruz

söz-müzik: grup yorum

Onurumsun

dört duvar dört dönerim
kaç gecedir yoksun oğul
bıçak bilenir etimde
başında toprak beton mu oğul?

bin yıl yatarım sevdana
onurumsun susmam oğul
yüreğim kopmuş geliyor
devrime kadar düşmem oğul

yere göğe koymazdım seni
çaldılar dalımdan oğul
ecelin önü alınmış
olanca canım sana aksın oğul

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Hiç Durmadan

can evimiz hançerlenmiş yaralı yaralı
kucağında sinsiceymiş çatalı
canımızdan sevdiğimiz fidanı büyüteli
böyle yara böyle acı görmedik

oy canım kime yanayım sana sorayım oy…

ölüm bize tutsak biz sevdaya
göğsümüzde acılara daha çok yer var
sevdamızın harcı cansa her yeni bir can
feda olsun canım sana bu can sevdaya

yılanlara çıyanlara rağmen yürüdük…
hiç durmadan

biz dağlara bahar için çıktık iz sürdük
kardeşliği hep birlikte öğrendik
bu türküyü kardeşçe yoldaşça söyledik
bizden uzak olsun artık kahpelik

söz-müzik: grup yorum

Ölümden Öte

yaşamak ne ki ölüm ne
kavga bitmez öldüğünde
tanık olduk yiğitlerin
ölürken güldüğüne…

su bendini yıkar birgün
gece gündüze çıkar
yürü bildiğin yolda
ölümden öte ne var

inançla yürü yolunda
özgürlük senin kanında
aslolan yürümektir ışık varsa sonunda
yollar ölmeye değir zafer varsa sonunda…

söz: ismail suphi
müzik: grup yorum

Rêber

ez nizanım dıjmîn kî ye
xwînmi ji û dostani çî ye
reya rastî winde kirî me
rêber were ez nizanim

ez nizaneki gundi me
civanek nexwendi me
lı çol û çepera mayi me
rêber were ez nizanim

ya gundi ya bajari me
faşi aqil je birî me
nezaniye bindest kiri me
rêber were ez nizanim

hin kirîn be hosta nabe
zane bûn be xwendin nabe
niştîman be rêber nabe
rêber were ez nizanim
rêber dıbe pir bawer be
ji bo milletê şerwan be

söz: melle hesen
müzik: grup yorum

Devrim Yürüyüşümüz Sürüyor

müzik: grup yorum

Sivas (Gün Tutuşur)

yumrukluyorum duvarları
yumrukluyorum kara gecenin bedenini
ellerim kan içinde nehirler taşmış yanaklarımdan
otuzyedi can
otuzyedi gül çatlamış susuzluktan sıvas’ın içinde
nasıl uyku tutar gözlerimi?
döne döne semaha dönenler tutuştu önce
sonra türküler
sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanıbaşına.
sıvas, sıvas… yiğitlik midir emanet cana kıymak?
yiğitlik midir bir tutam ışığı
kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek?
söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak?
var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi
ateşe tutmak lo?
böyle garip düştüğüme bakma
böyle mahzun durduğuma…
varsın ateşin suskunlukla beslensin
benim de yüreğim gençliğini almış yanına
yürür başı dik
senin de dağların var sıvas, senin de dağların…
dağlarında şahanların…

gün tutuşur canım gece tutuşur
yangınlarda tutsak canlar tutuşur
külüm toprak olur yele karışır
yürür gelir canlar yollar tutuşur

sıvas ellerinde sazım tutuşur
söz tutuşur canım türkü tutuşur
teller bizi söyler diller yarışır
özgürlüğü yazan kalem tutuşur

canlar can olur da eller tutuşur
dost evinde canım sevda tutuşur
pir sultan’lar ölmez binler yetişir
akar gelir canlar tarih tutuşur

söz: savaş ezgi-hayati azim
müzik: grup yorum

Derviş

derviş oldum gönül gönül dolaştım
balık oldum deryalara ulaştım
kurumasın diye kavga fidanı
canım alıp canan ile bölüştüm

günlerim gecelerim
dost adını hecelerim
günlerim hey gecelerim
biter birgün acılarım hey!

derviş olan kavga kucağındadır
kan bulaşan tenin sıcağındadır
yürek zorlu yolculuklara gebe
onbeşinde sevdalık çağındadır

yüreğim alıp kavgaya yürüdüm
yürüdüm dağların doruğuna eriştim
kurumasın diye sevda fidanı
öfkem alıp yüreklerde bölüştüm

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Çıya Ez ım

em jın û mer, bav û kal
nav agıran gehiştın, gehiştın hatın van salan
edi turê tuneyi, bırîn hatiye zıman
ez tekoşinım lı ser çiya me

edi bırin ez ım, xwin ez ım
erd ez ım, ezman ez ım
çiya ez ım de bıbarinin

welat şevata dile mıne
ez xwin a keç û lav a me
ez sond a bav û kal a me

dağ benim
kadın-erker biz baba-ata
ateşler içinde geldik, ulaştık bu yıllara
yokluğun adı ölümdür dinle yaram dile geliyor
ülke yüreğimde bir yangındır şimdi

yer gök benim artık
yara benim, kan benim
dağ benim hadi yağdırın

artık dağlarda direniyorum
yüzyılların yeminiyim
sayısızım, akan kanıyım çocukların

söz-müzik: grup yorum

Hey Gökler

bütün mevsimler tutsak düşse de yangına,
her bahar dicle’yi emzirir dağlar
bahar, dicle’nin dağları kucakladığı yerde başlar.

alışamam ölüme alışamam,
ölüm insana aykırıdır alışamam.
susmak insana aykırıdır susamam.
yanıbaşımda bir yangın,
eti yanar vatanımın susamam.
yanıbaşımda ölüm çalıyor kapıları duramam.

çığlık olmak ama her sessizliğe
çığlık olmak insana yaraşır
ölüme direnirim tırnağımla dişimle
ama alışamam ölüme
bir başına olmak önemli değil
bir gül, bir gül bırakabilmek arkadan gelenlere

tek başına bir mum devririr geceyi
tek bir can neleri neleri devirmez ki?

nedir bu sancı nedir?
hasretin yine başladı, sol yanım seninle birlik
işgal etmişsen yar ömrümü
ateşin düşmüş canıma
sen benim içimde
ben diyarbekir içinde ağır ağır yanarım dönerim bitmez
geçerim bir mermi gibi candan, yar sandan geçemem
nasıl da özlemişem, sevda çeker canım

yangındır gayrı
bir uçtan bir uca sarılmıştır her yan
yeşile, sarıya, kırmızıya.
dağlar damar damar olmuş akar memleketin yüreğine
bugün keskin bıçak ağzı da olsa gökyüzü
bahar düşmüştür vatanıma
mavi erguvan dallar fışkırmıştır topraktan
can yürümüştür dallara
gayrı dört mevsim bahardır dağlardan akar
ne durursun ana görmisen kar erir her yanda
ne durursun ana tilili çek, çek tilili

hey göklere duman durmuş dağlar hey
değirmenin üstü her gün yel olmaz
dinle ağa dinle paşa dinle bey
sen söylersin o susar mı bell’olmaz

kızılırmak akar suyun içerler
aç kalırlar yurttan yurda göçerler
varıp eylem köprüsünü geçerler
kimler ölür kimler kalır bell’olmaz
öldüler mi kaldılar mı bell’olmaz

ummam artık olanlar böyle olsun
yeni çağda mızrak çuvala girsin
vergi dersin sorgu dersin can dersin
dayanır mı buna yürek bell’olmaz
sen söylersin o susar mı bell’olmaz
kimler ölür kimler kalır bell’olmaz

şiir: savaş ezgi
söz: fazıl hüsnü dağlarca
müzik: grup yorum

Her Du Çawe mın

rêgırtine nıkanım bêm ah nıkanım
tû hındamın tunneyî ah tunneyî
rojamin dûre tariye ah tariye

ah dılemın hevala her du çawe mın
ez agırım agıra dıla me
tu kulîlka her du çawe mın

tıp û tenêye evinamın ah evinamın
denge gulate çikecik ah çikecik
cigera çiya xat xare ah xare

dil birine welate min ax welate min
deste te ji min xeram be ax xeram be
hetta roja azadi ye ax azadi ye

İki Gözüm
yolları tutmuşlar gelemiyorum
sen yanımda yoksun günüm uzak karanlık

ah yüreğim… iki gözümün arkadaşı
ben ateşim yüreklerin ateşi
sen iki gözümün kır çiçeği

yapayalnızdır sevdiğim
ellerin bana yasak olsun özgürlük gününe kadar

yüreği yaralı ülkem
ellerin bana yasak olsun özgürlük gününe kadar

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

İleri 1995

Haydi Kolkola

kara günler dert açan da gönlüne
derde derman zor bulunur ellerde
sakla gözyaşın sakın akmasın
dost bağında bir gül ol ki düşmün ağlasın

halaylar kur dağlar boyu
kondular sokaklar boyu
eller katılsın coşkuna
haydi kolkala hey…

zorlu yollar biter mi bir başına
menzil ırak el uzat yoldaşına
aynı savdadır dile dolanır
yüreğimiz bir olunca yol mu dayanır

dört bir yanı sarsın zılgıt sesleri
başı çeksin kavgada düşenlerin
rüzgar esen de kar eriyen de
tohumlara ırmak ırmak su yürüyen de

söz-müzik: grup yorum

Ölümsüz (Phoneix)

biz ki en sağır kulaklara sevdalar fısıldardık
sabah serinliği taşırdı ezgilerimiz
kan uyku infazlar için kapılar çaldığında
burçlarımızda kefenleri kana bulayıp
kollarına sardık rüzgarın
ölüm çaresiz kalıp çığlıklar attı arkamızdan

o büyük sevdayı bu kadar umutlu
bu kadar namuslu taşımak için
tereddüt etmedik eğilmedik
kanımızla yazılacaktı umudun şiiri
adını koymuştuk özgürlüğün
bir kez çıkmıştı ağzımızdan söz

ve biz pimi çekilmiş yürekle
dalmıştık karanlığın ortasına
dilimizde kurtuluş türküleri mataramızda ab-ı hayat
ve düşerken
özgürlük renginde bir gülüş vardı yanağımızda

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Ya Arise’l Cenubi

arap halk şarkısı

Özgürlük Tütküsü

özgürlüğün ferhat’ıyız sevdamız kalmaz yarıda
zindanı da dağları da delip geçen yürek bizim
dört duvarı yol eyleyip yürümek bizim
dorukları duman gibi bürümek bizim

ferhat’ın şirin’i kalır mı duvaksız
hasret bitti bitecek düşman muradsız
o duvar duvarınız vız gelir bize vız

zulmün önüne duranda dirence mesken olanda
sığar mı sevdalı yürek zindan duvarlarına
taşar gider doruklara akar yarına
umudun alevini katar yanına

köhne duvarları demirden dökseniz
özgürlük ellerimizde engel çaresiz
o duvar duvarınız vız gelir bize vız

söz-müzik: grup yorum

Ayşe Gülen’e Ağıt

sen değildin bendim bendim vurulan
dağ çiçeği kokulu gelinim ayşe’m
kaç bahar geçti sensiz acılı habersiz
serin sabah yeli taze bahar dalı
elleri kınalı gelinim ayşe’m
(yüreği devrime sevdalı ayşe’m)

sen halkının sözünü saz eyleyendin
ateşsiz yüreklere umut ekendin
kavgamıza can katıyor haykıran sesin
yüreği sevdalı yüreği ateşten
(yüreği sevdalı düşleri ateşten)
dişleri kenetli gelinim ayşe’m

söz-müzik: grup yorum

Herne Peş

bırayên delal hun werın kurdıno
bıhışta welat em herın merdıno
eger hun nayên vane keç em meşin
bese koletî serfıraz her bijîn

herne peş herne peş dewr û dem ya meye
welat çav lı rê bendewarê meye

keçên nûgihan em dıxwazın xebat
me canê cıwan dani rêka welat
dılê mejpola gurçık bûne hesın
bo ala rengîn hun werın em besın

ileri
güzel kürt kardeşlerim gelin
ülkemizin ardına gidelim
eğen siz gelmezseniz biz kızlar yeteriz

haydi ileri dönem bizim dönemimiz
ülkemizde mücadele bizi bekliyor
yeni kuşağın genç kızları biz de çalışmak istiyoruz

biz bu genç canımızı ülkemizin yoluna koyduk
yüreklerimiz çelikleşti artık
haydi kızıl bayrak için hep beraber gidelim

Kürt halk şarkısı

Göç Destanı

müzik: grup yorum

Dersim’de Doğan Güneş

şu dersim’in dağları vay le le le vay
şu dersim’in dağları vay
yiğitlerin odağı vay le le le vay
yiğitlerin odağı vay

güne durmuştu gece vay le le le vay
pusu kurulmuştu haince
yırtılıyordu sesizlik le le le vay
gerillanın mermisiyle

dağların ılık yeli vay le le le vay
kavgamızda yol alıyor
dersim’de doğan güneş vay le le le vay
canikler’de çoğalıyor
dersim’de doğan güneş vay le le le vay
toroslar’da çoğalıyor

ölmedi onlar yaşıyor le le le vay
ölmedi onlar yaşıyor
bir türküdür dersim dağları’nda le vay
onikiler savaşıyor
bir türküdür dersim dağları’nda le le le vay
gerillalar savaşıyor

söz-müzik: grup yorum

Anacan Yiğitlemesi

söz: nihat behram
müzik: grup yorum

Dünya Halkları Kardeştir

and dağları’ndan sierralar’dan
che’nin yürüdüğü patikalardan
hiç yılmadan yorulmadan savaşan
küba’dan selam dostlara

beyrut’un harabe sokaklarından
çocuk yaşta savaşan aslanlarımdan
“zafer ellerimizdedir” diyen
filistin’den selam dostlara

bu memleket bizim bu dünya bizim
hep birlikte güneşin sofrasında
bir kez daha haykırıyoruz
savaşan kazanır sonunda

belfast bizimle soluk alıyor
boby sands’ların göğüs kafesinde
bir gün özgür doğacak çocuklarımız
irlanda’dan selam dostlara

şafağın ilk sahibi biz olmuşken
kopardılar her şeyi ellerimizden
bir kez daha gürleyecek halklarımız
sovyetler sovyetler ufukta,
sovyetler’den selam dostlara

afrika bir gün özgür olacak
ruanda somali cezayir fas’ta
açlık yoksulluk elbet son bulacak
afrika’dan selam dostlara

mao’nun ho amca’nın yürüyüşünde
kalbimiz sarı nehir’e doğru akıyor
özgür bir uzak asya durur yakında
asya’dan selam dostlara

kawa’dan bedrettin’lerden mahir’lere
sabo’lardan sinan’lardan bugünlere
sözümüzdür bizim bütün halklara
gücümüz dünyayı sarsacak

bütün dünya hakları kardeştir
dil kültür renk değil emek yücedir
bu dünya bizim onlara kalmayacak
selam dünya halklarına

söz-müzik: grup yorum

Bağcılar’da Üç Karanfil

üç karanfil türkü söyler bağcılar’da geceleyin
yanmaz yürek nasır tutmuş kor içinde kalmış deyin
al beni de al beni de yüreğine sar beni de
umut şaha kalkmış dostlar korku salmış eceline

inancımızın sesidir şehitlerimizden kalan
öfkemizin mayasıdır türkümüzü sonsuz kılan
işte bizim son sözümüz kanımızla yazıyoruz
özgür doğacak günlerin bedelini ödüyoruz

sarıl yurduna sahip çık yarına
savaşmak yenilmez kılar insanı
biz ki yangınlardan çıkıp geliriz
sıcak namlulura damlar tenimiz
kuşatmalarda teslim olan sendin
sen teslim ol bize ölüm sen teslim ol

söz-müzik: grup yorum

Yangınlar İçinde Vatanım

tutuşmayan dal
kurşun yemeyen tütün salkımı kalmadı
lice’nin fermanı ateşten kalemle yazılmıştı
önce gözleri düştü lice’nin
yanaklarından aktı gözbebekleri, etleri döküldü
ağıtlar yoruldu yıkık damları dolaşmaktan
başlar önüne düştü
sürgündüler, sel oldular
dicle’ye aktılar
düğün kınası kalmış tırnakta
kendinden habersiz yatıyor
sorsam sual etsem halını
göze var söze yok… yok erimiş

yılan mı tutmuş kanadından
şahan mı pençe vurmuş kalkmaz
nasıl edem şimdi yarama
kuş konacak dam yok lice’de

yüreğim ne çok sevmiş seni
of amansız ben bilmemişem
kalk yürü taze muradsızım
her gül kendi dalında büyür

çekip de yarayı düşmezsem
nice ki bir canım sağ durmam
dicle kavuşanda dağlara
o gün bir gül alırım koynuma

söz: sevgi kılıç
müzik: grup yorum

Gowenda Gelan

lê lê diyen hêviyê lê lê lê lê diyen hêviyê
xwuşk dotman pîr û zaroyê
xwuşk û dotmanıno lê lê pîr û zaroyê
destêwan dı destême de dılê wan dı dılê me
hêsır bûne azad bûne jin bûne şervanên me

lo lo bavên egidan lo lo lo lo bavên egidan
bira pismam kalik û zaro
bira pismam kalik û zaroyên me
qe naskinin mêr û zaro qe naskinin şer dıkın
ro hiltê ava dıbe ro berbanga me nezik e

hoy hoy hemû gelino hoy hoy hoy hoy hemû gelino
jin mer pîr û kalino
jin û mer û zarokino pîr û kalino
kevir ên we hebin bewejin tunebın dılê we heye
dilê me mîna gullane birîna gullên ne yaren çiye
meşin şerê gelêrî meşin parti û eniyê

söz-müzik: grup yorum

Selam Olsun

kızıldere onbeşler bedrettin’ler yaşıyor
alnı kızıl bantlılar kavgaya çağırıyor
haklıdır kavgamız tarihin çağlayan akışında
biz varız yaratılan güzelliğin parlayan nakışında

selam olsun karanlığı şimşek çakıp yakanlara
selam olsun bütün kardeş dünya halklarına
selam olsun özgürlüğe bayrak bayrak koşanlara
selam olsun halkın savaşçılarına bin selam

şehirlerde kırlarda savaşın öncüsüyüz
halkımızın örgütlü baş eğmeyen gücüyüz
sömürü zorbalık tutsaklık mutlaka yıkılacak
özgürlük güneşimiz ülkenin şafağında doğacak

nice şehitler verdik kadını erkeğiyle
bağımsızlık demokrasi sosyalizm uğruna
gecekonduda fabrikada faşist kuşatmalarda
destanı yazılıyor kavganın akan kanlarımızla

söz-müzik: grup yorum

Geliyoruz 1996

Şahan Kanatlılar

doruktan doruğa şahanlar uçar
kanadı altında sevdasın saklar
civan mert delikanlılar türkü böyler
yiğit yoldaş şafak gözlüm siper bekler

alıp şahan kanadını ava girer
senin yiğit oğlun cenge gider
yüreğine aşk düşene zulüm n’eyler

hele loy dağlar dağlar yüreğim sensiz neyler
hasret benim sevda benim ölüm karşımda n’eyler
(umut benim güneş benim ölüm karşımda n’eyler)

yükseğinde yavru şahan beslenir
enginlerin duman hasret bürünür
kaç yüreğe sevda ektin aşılmaz dağlar
kaç gönüle sevda ektin geçilmez dağlar

söz-müzik: grup yorum

Yarın Bizimdir

kalktı göç eyledi avşar illeri
ağır ağır giden eller bizimdir
arap atlar yakın eder ırağı
yüce dağ başından aşan yollar bizimdir

belimizde kılıncımız kirmani
taşı deler mızrağımın temreni
hakkımızda devlet vermiş fermanı
ferman padişahın hey dost dağlar bizimdir

dadaloğlu’m birgün kavga kurulur
öter tüfek davlumbazlar vurulur
nice koçyiğitler yere serilir
ölene ağlama hey dost yarın bizimdir

söz: dadaloğlu
müzik: grup yorum

Uğurlama

bu kente yalnızlık çöktüğü zaman
uykusunda bir kuş ölür ecelsiz
alıp da başını gitmek istersin
karanlık sokaklar kör sağır dilsiz

ey sevda kuşanıp yollara düşen
bilesin bu yollar dağlar dolanır
yare ulaşmadan düşersen eğer
yarına sesinin yankısı kalır

gecenin içinde gün aralanır
yar sevdası ile yürek bilenir
sızılı bir ırmak uğurlar seni
su olup akarsın kır çiçeklenir

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Ey Şahin Bakışlım

ey şahin bakışlım bülbül avazlım
bir eli kadehli bir eli sazlım
işte ben gidiyom kal ahu gözlüm

ne sen beni unut ne de ben seni
hudey hudey hudey dem dem dem dem

yolda harami çok engel arada
unutma sevdiğim demde sırada
kendi gider ama gönlü burada

kul hüseyni’m derki gül benzim soluk
serimize yazılmıştır ayrılık
vallahi sevdiğim gönüller birlik

söz: kul hüseyin
müzik: grup yorum

Avlaskani Cuneli

avlaskani cuneli
çepri megipinare
si golvali ioxi
ma ekegipinare

e emine nak ulur
naşkvi do çayiskani
anderi na doskudu
him çipe boyiskani

ela komemaoni
3ulitina ortaşa
ukaçxe pişmanare
on3eli onkartaşa

laz halk şarkısı

Mayıs

yosun kokuları değil kan tutar baharın yeli
ey benim sevdiceğim kan tutar baharın yeli
uzanmış boylu boyunca karanfil kokulu bir kuş
elinde ipek mendili omuz başından vurulmuş

günlerin en mavisinde düşlerin en mavisinde
sokağın sesi mi olur düşen çiçeğin yası mı

karanlığın işi nedir mayıs doğmasın diyedir
geceye ışık saçanın sevdası ölesiyedir
uzanmış boylu boyunca karanfil kokulu bir kuş
elinde ipek mendili omuz başından vurulmuş

günlerin en mavisinde düşlerin en mavisinde
sokağın sesi mi olur düşen çiçeğin yası mı
halaya durmuşsa mayıs sokağın sesi de olur
halaya durmuşsa mayıs düşen çiçeğin yası da

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Gazi Marşı

gazi’nin yoksul kondularından
aktık öfkeyle sokaklara
kurtuluşumuzun bayrakları
dalgalandı barikatlarda

taş sopa benzin elde silahtır
gücümüz vatana sevdamızdandır
onurlu özgür bir vatan için
savaşmak namus borcumuzdur
omuz verirsen kavga benimdir dersen
bu kıvılcım yangın olur

adımlarımız yeri göğü sarsıyor
ihtilalimiz büyüyor
tankları topları tüfekleri olsa da
zalimler korkuyor

kadın erkek emekçilerin
halkın öfkesi büyüyor
uğruna kanlar dökülen toprak
düşmana verilmiyor

haydi omuz ver kurtuluş cephesi’ne
zafer bizi bekliyor
ihtilalimiz büyüyor
zafer bizi bekliyor

söz-müzik: grup yorum

Hevidarım

hêvidarim ez lo vemeşa direj
ji van rojen germ û bi şevat ji meşa me

hêvidarim rehevalno hêvidarim
ji dilana serê çiyan ji kulilkên sor

hêvidarim rehevalno hêvidarim
ji dilana sere çîyan ji havinan

hêvidarim yaramın hêvidarim
ji karkerên zana û bawer ji kesk û sor û zer
ji şervanen gel

umutluyum
umutluyum ben bu uzun yürüyüşten
sıcak ve ateşli günlerden bizim yürüyüşümüzden

umutluyum yoldaşlar
dağların doruklarındaki halaylardan kızıl çiçeklerden

bahardan ve yazdan umutluyum
umutluyum sevgilim bilinçli ve aydın işçilerden

söz: salehe hesen
müzik: grup yorum

Sibel Yalçın Destanı

metin-müzik: grup yorum

Selam Yoldaş

şiir: nihat behram
metin: grup yorum
müzik: grup yorum

Zafer yakında

örse çekiç vuruyoruz
kızgın demir tavındadır
dalga dalga geliyoruz
barikatın ardı vatandır

bilek var vuruşmaya
soluk var harcanmaya
cephe var savaşmaya
zafer yakında
can var verilecek
kardeş var ayakta
halkımıza can feda
zafer yakında

karanlığı deliyoruz
zulmü yere çalıyoruz
devrim çin yürüyoruz
barikatın ardı vatandır

tut bayrağı çık sokağa
yüreğini koy barikata
sar şehirleri haykır öfkeni
düşman yenilecek zafer yakında…

söz: guillevic-grup yorum
müzik: grup yorum

Mehmet Sait’in Türküsü

mehmet sait asıl adım
yırtıcı kuş adın aldım
bir atılgan şahin oldum
yuva tuttum yüceleri

çapalı’ya otağ kurdum
“beri hay”la gelir oldum
dört cephede cenge girdim
duman ettim niceleri

umut fidanını diktim
kan olup köküne aktım
karanlığa yıldız ektim
siperlerde geceleri

altıbin al yıldız aktı
bizim şafak böyle söktü
şehitlere ağıt yaktı
suna boylu bacıları

söz: ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Haydi Tenruh

ben cellip şems bi idna
benıhlek il kamar bi idna
vınhar bi idna camır bi idna nar
luvlet amayılğabo bılımhal mınhıs rsas
luvlet amayılğabo bılımhal mınhıs topat
luvlet amayıtlağo la bıkra amayık beru mılmöt

sağttıl bıtğıp şems fok cabalna
mılıtna bıtırgit labayta
bığıs kalbna bıyıdmağo ğuynna
ılbakiy amaysir ladartna çara
tanıhmal umudna
tanıhmal mavzarna
tanıtlağ ğa cabel insave harbıyya

maşo raho hıbabina
ıhbabina bı capha
lişo keğdin ya ihvan
haydi tenruh ğacapha

bedi ahmet u kemal
(gülnaz yaşar u kemal)
raho feda ğıleyna
saro şehit bı capha
haydi tenruh ğacapha

leşo ptıpke ye yemo
leşo mıpkute esvet
kumoırkoso zalğıto
haydi tenruh ğacapha

maniştığıl maniflah
amey vakkef bıdna şeye
zılam mayışrap damna
haydi tenruh ğacapha

söz: hasan biber
müzik: grup yorum

Gidene

git gözümün alası
git elimin kınası
gidişin kurtuluşudur bu ülkenin
gidişin özgürlüğüdür bu ülkenin

yükünü hazırladım bak
ırgat memo’nun alın teri
işçi recep’in nasırlı eli
zeynep çocuğun yalın ayağı
al bu da madencinin kara gözleri

yüreğin mavzer omuzunda
sevdan mor nakışlı bir kilim
var dağların yücesine
vur zalimin gecesine

git gözümün alası
git elimin kınası
gidişin kurtuluşudur bu ülkenin
gidişin özgürlüğüdür bu ülkenin

söz: sema gökçen
müzik: grup yorum

Grev Halayı

hakkın ara sor da gel
çadırları kur da gel
düğün olsun grevler
davullara vur da gel

dalga dalga büyü gel
grev grev yürü gel
kavgadan kaçmak olmaz
yüreğini al da gel

söz: hayati azim
müzik: grup yorum
__________________

Boran Fırtınası 1998
Meşale & Boran Fırtınası

boran bir yaban kuştur. gökyüzünün mavisine bata çıka bir maviş kuş. konmaz hiçbir yere. yuvasından bozkırlara koşan sulardan yuvasına. çok zor yakalanır. şahin bile tutamaz onu kanadından. yabandır. asidir ha, rengi kadar güzeldir.

güvercin sahipleri sevmez boranı. girer evcil sürüsen. peşine kutlaka takılan olur. bazen sürü bile düşer ardına. ya vurulur ya da yaralıyken yakalanır. diğer kuşlarla aynı kafese kapatılır. hiçbir evcil kuşu yaklaştırmaz kendine.

hele bir de güvercin besleyenler evcilleştirmek için kanadının tüylerini çekti mi, vay vay yemez artık yemini. ya açlıktan ölür ya da kafesin demirine kendini vura vura öldürür.

sesi çığlıktır artık, turna indirir. ya gökyüzüdür ya ölümdür boran. boranlar kalktı mapushanelerden. şehre sokulmamış evlerden. dökerek renklerini şehirlerin ufkuna, gittiler dağların doruklarına.

metin: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Voltada Söylenen Türkü

yarim salmış efkarını mapusa
kendisi gelmez acep yollar kış mıdır?
kendisi gelmez yollar kış mıdır?

hasret başını eğermiş adamın
mapustan kalkan uzun bir havayım şimdi
mapustan kalkan uzun bir havayım

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

dünyayı sarsacak karar

onlar, tutsak düştüler… vatan ki boylu boyunca bir uzun hava… bırakmazlar toprak su içsin… bir damla soluğa dadanmışlar. ondaki hayata almaya…

sokaklarda koşan her çığlığa ölüm toplanırdı. hangi anaya varsan oğul oğul ak… bir ırmağın başına oturmuş gözlerini yıkar.

kurşun ışığını yakmış; can arıyordu…

“sevdan onurumdur, eğilmez” dediler… has, harbi, yalansızdı sevdaları… üstlerini, başlarını yokladılar… sessizce çıkarıp ömürlerini, toprağa içirdiler… vatanın özgürleşmesi için, gençliklerinin tam ortasında, ömürlerinden indiler; ölüm orucu’na girdiler…

metin: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Dünyayı Sarsacak Karar

onlar, tutsak düştüler… vatan ki boylu boyunca bir uzun hava… bırakmazlar toprak su içsin… bir damla soluğa dadanmışlar. ondaki hayata almaya…

sokaklarda koşan her çığlığa ölüm toplanırdı. hangi anaya varsan oğul oğul ak… bir ırmağın başına oturmuş gözlerini yıkar.

kurşun ışığını yakmış; can arıyordu…

“sevdan onurumdur, eğilmez” dediler… has, harbi, yalansızdı sevdaları… üstlerini, başlarını yokladılar… sessizce çıkarıp ömürlerini, toprağa içirdiler… vatanın özgürleşmesi için, gençliklerinin tam ortasında, ömürlerinden indiler; ölüm orucu’na girdiler…

metin: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Açlığın Yürüyüşü Başlıyor

fırtına olanlara rüzgar n’eylesin
günü doğuranlara gece n’eylesin
yüreği bir olanlar yürüyoruz zafere
paylaştıkça çoğalan bu sevda bizim
onur namus adalet bu sevda (kavga) bizim

söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum

Buca’daydı Berdan

berdan ki taşardı sevdasından
sevdası taşardı berdan’dan
bakışları sığmıyordu artık mapusa
berdan’ın bakışları koşuyordu
buca barikatlarına

söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum

Vatan Buca Olmuştu

eylül zamanı çatlamış tohum
yangını dalından taşmış kızıl güllerin
seslerini bırakıp barikatlara
çığlık olup saplandılar suskunluğa

üç yürekle doğrulduk özgürlüklere
yıldız yıldız umudu yazdık göklere

duvar boylarına sıralanmışlar
türkünün sıcağına toplanmış ısınırlar
göz kapaklarına dek sokulan ölüm
teslim alamadı sevdalarını

söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum

Ümraniye’deydi İlginç

“yaramı sarma, yaram derindir. ümraniye’nin orta yerinde, çiçekler öldü ellerimde…”

ümraniye’nin sızısı, inceden inceye birikiyordu… yangından kopmuş bir közdü ilginç. betonda al bir alev; rüzgarın söndüremediği…

“yaramı sarma!.. çekilmesi gereken sancı, giresiz damla damla çekilmiştir… artık sabır, acıya usta bir volkandır ümraniye’de…”

ümraniye mapusu’nda dört can; insanın en güzel yanıydı. ve onlar, yarına gidenlerin soluğuna katıldı.

ey istanbul bu kaçıncı yiğittir
sevdanın yolunu zafer eyleyen
mapuslardan taşan gökyüzüyüz biz
teslim olmaz özgür tutsaklarız biz

özgürlüğün bedelini biliriz
kurtuluşun yolunda düşeniz biz
zulmün zindanlarına hiç sığmayan
inanç yüklü mavi gökyüzüyüz biz
zulmün zindanlarına hiç sığmayan
teslim olmaz özgür tutsaklarız biz
mecit rıza orhan gültekin’iz biz

söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum

Nurhak’a Özlem

nurhak dağları sistir dumandır buzuldur
rüzgar dokunsa yırtılır canım
keskin sivridir laciverdi kayaları

“yak hele kirve, tütün ince tellidir. kor zılfo’nun kaçağı…
gel hele bu yan,
gözüne kaçmasın duman…”
yemliha oturmuş duvarın dibine…

hasreti kıldan ince sevdası atomdan ağır

gözleri tenhalaşmış; dalgın…

gözleri yüreğinin ardına düşmüş düşmüş canım
yani sevdası başında

koşuyordu metris’e doğru… şu ayaz gecenin çakır rüzgarı, başıboş dolaşıyordu metris’in avlusunu… duvardan atlamış sarmaşığa tutunup, tırmandı yemo… apo, haydar, fatih ve hasın’ın uzattıkları kızıl bandı alarak bayrampaşa’ya geri döndü…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Tören Başlıyor

“yoldaşlar, bizler tutsak düşmeden önce…”
“bayraklarımıza ve şehitlerimize ant olsun ki, zafer biz kazanacağız…”
“ölüm orucu yeniden doğmaktır…”
“ve ben bu gücümle bir kez daha haykırıyorum! halkıma layık olacağım,
yoldaşlarıma layık olacağım…”
“zaferi kazanacağımıza inanıyoruz, bu uğurda ben de şehit düşeceğim…”
“yaşamış sayılmaz zaten, yurdu için ölmesini bilmeyen…”

müzik: grup yorum

Halkın ‘Adalet’i

açlık grevinin 34. günüydü. yarenleri açlığa yatmışlardı. içinde biriktirdiği çığlıklar alıp götürüyordu onu… birşeyler yapmalıydılar…
22 haziran’da tutuşmuş yanıyordu caddeler… halkın “adalet”iydi o… dersim dağlarının boranı… insana yasaktı sevdası… altın ufağı kadardı… sokaklar, caddeler yoktu artık… 22 haziran gecesi kurşunu bitene kadar çatıştı. kurşun yakaladı onu göğsünden… kara kızdı o… kanatları kan, kanatları yaralı… sevdası arttıka, azaldı acıları… kalktı dersim dağlarına… kardelenler günışığına tutunup karı delmişlerdi…
halkına, halkına yasak “adalet”ti o…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

İlk Boran Kalkıyor Göğe

onlar için “yiyorlar” denildi… doğrudur; yediler!.. ömürlerini yediler; düştüler…
63. gün… aygün uğur şehit düştü…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Aygün’ün Vasiyeti

mezarımı yüksen yapın
yar gelende gölgelene
yitirsem de ben bu canımı
el yanında göğsün geçirme

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Bir Ömür De…

ya gökyüzüydü, ya ölümdü boranlar… sayıklıyordu berdan… gözleri bela bir kuştu. el dalına tutsak düşmüş bir yaban…
“elimi tut aygün. tut elimden dağlara gidelim… haykırsam adını; ayaz çeliği çatlatanda… ah bir haykırsam!.. sesimdeki adına toplanır tüm dünya…
bir ömür de benden aslanım; bir ömür de…”

insanda saklı bir deprem gibisin
kızıl bayrak altında uyuyorsun
bir ömür de benden aslanım bir ömür de benden
zafer gülüşü yüzünde “yendim” diyorsun

gel hele gel hele gül hele gül hele
dağlar yolunu gözler berdan ol da gel hele
selam salmış bedrettin’im (çakırcalı’m)
ölümü yen gel hele

gözlerin dalmasın kaldır başını
iki olur gerillanın düğünü
bir çıkınca dağlara bir düşünce toprağa
iki olur gerillanın düğünü

[color=green]söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum
Berdan Çayı’ndan Ege Dağları’na

toroslar bırakıp gitmişti bolkar dağlarını, tarsus’a. berdan, varoşların incecik gülü… güneşle karışmıştı gözlerinin rengi. bir çeçek kadar utangaç, oturmuş bolkar dağlarına…
bütün sular berdan çayına akıyordu. güneşin ateşini berdan çayında söndürüyorlardı toprağın ırgatları; üstlerinde başlarında, köylerinin yangınını taşıyan göçerler…
berdan barajından su içen bulutlar, ege dağlarına bıraktılar sularını. yağmur kuşağıydı berdan; bir portakal çekirdeğine saklanmış…
civan perçemiyde kayaları parçalayan… göğsümüzün kızıl gülü çatlattı tohumu. portakal çiçekleri öper gibi açmıştı ege dağlarında. ölüm kaçacak delik arıyordu elinden… berdan bir sevdaya düşmüş ölümü andırıyordu.
vuruşa vuruşa tutsak düştü. mahpus damında ince ince soluklanan bir top reyhandı. ölüm orucu’nun ilk gönüllülerindendi. günler yürüyordu. takvim yaprakları birer birer ölüyordu ve berdan sayıklıyordu:
“bizler çok büyük bir insanlıkk ailesinin fertleri olarak, kendimizi hep başlarda hissedeceğiz. çünkü bu insanlık ailesinin fertlerinin önü çok açık. bunu biliyoruz, buna inanıyoruz. biz başarırız…”
yağmur kuşağıldın sen. dağların başına bağladığı gökkuşağı… bir kolunda börklüce mustafa, bir kolunda yıldız ormanları; turnalar dönüyordu başında… berdan buz beyazı, ay ışığı…
akşam alacasında gökyüzünden kopardığı yıldızı alnına taktı… beyaz yıldız, kızıllaştı içindeki yangından…
[color=green]

söz: savaş ezgi
müzik: kemal el tavil

Tutsak Anaları

düş kuramıyordu analar; ölümün dehşetinden…
yıkanmaktan eskimişti anaların gözleri…
birbirlerini acılarından tanıyorlardı…
anaydılar…
çocuklarının ilk evleri onlardı…

“ah yavrum ah!
önce sen taşındın benden
sonra da ben kendimden
ben, bende değilim
ben, sendeyim kızım…”

anaların bir damla gözyaşında
bir şehir bütün kirlerini yıkardı…
ve en çok analar dövülürdü
“boran fırtınası”nda; çocukları dövünürken…

“kızım, yavrum
göğsüm yanıyor…
gözlerin tanımaz beni…”

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Bir Görüş Kabininde

ne kadar da ufalmış bedenin
gözyaşıma sığdın sen
açlık mı yemiş ömrünü yavrum
al sütümü iç kızım

saçların beyazına mı
sakladın alevini
yoksa güneş sende mi batıyor
batıyor geceleri

eriyen bedenimi düşünme
göğü giydim üstüme
yüzünü asma kederine anam
yiğitler bitmez bizde

bir ateş olup yaksa da gidişiniz
analar biter mi
ölüm toplasa da çiçekleri
çiçekte tohum biter mi

söz: savaş ezgi
müzik: saffaran halk ezgisi

Halkımızın Gelini

bıçak canlandıran ayazda, türkü yakıp ısınıyorlardı…
güneşi emzirirdi gözleri…
çanakkale’nin en sıcak yeri onlardı…
bayraklarımızın üzerindeki sarı yıldız, kına olup aktı ellerine…
avuçlarına oturttular yıldızları…
yıldızın sarısından ab-ı hayat içiyorlardı…

halkımızın gelini
kınalamış elini
haydi halay çekelim
zılgıtlar sarsın bizi

mitralyöz mitralyöz
halay başı mitralyöz
zafer bizim olacak
can yoldaşım sana söz
(halkımız kazanacak
can yoldaşım sana söz)

vur ha vur ha vur ha vur
mitralyözle vur ha vur
sevdamız kurşun olsun
zulmün üstüne yağdır

idil can çiçek olmuş
toprak ona tutunmuş
hasreti vatan olmuş
kavgasına tutulmuş

söz: grup yorum-savaş ezgi
müzik: grup yorum

İlginç De Düştü

erimiş bedeniyle fısıldıyordu ilginç;
“yaramı sarma… yaram derindir!..”
ümraniye’de en öndeydi o…
bir yudum su istedi…
yoldaşları, akarsuyu bir damlalığa sığdırıp getirdiler…
isteği bir avuç kar olsaydı, bir koşuda çıkıp toroslar’ın doruğuna; getirirlerdi…
sıcaklar bela değil, kerbela’ydı…
kumaşlardan, kartonlardan, iplerden yaptıkları bir söğüdün gölgesine uzattılar ilginç’i…
ilginç; taze, serin delikanlı…
söğüdün soluğu; hayattı o…
insanlara hayatt taşırken; yangın çıkardı yanaklarında…
öylesine utangaç, öylesine güzeldi ilginç…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Yeniden Doğuyorsun

sende ölüm bile aydınlık onu da yendin sonunda
bitmez burda bitmez
yürüyünce ölüme karşı yaşamak sonsuz

ağlar aç bir çocuk fabrika kapısında
şimdi ilginç uyanacak

senin sesini duyacak halkım
sabahlar gibi taze bal gibi tatlı ve coşkun umutlu

haydi ilginç yoldaş savur hayatı
senin yüreğin vatandır şimdi
(senin yüreğin halktır şimdi)

hey gidi ilginç hey denizden kop gel
haydi koş yoldaş
sabahlar gibi taze bal gibi tatlı
yeniden doğuyorsun

söz: a. kadir
müzik: grup yorum

Sokaklar Yürüyordu Düşman Üstüne

her nefeste bir parça daha veriyorlardı ömürlerinden…
gültepe durmaz artık yerinde…
gültepe’de sokaklar yürüyordu düşman üstüne…
gültepe’de yiğitler beladır ha!..
gözleri namlu gibi açıldı. kapansa mermi yerine can kopacaktı…
baktılar dimdik…
omuz omuza baktılar, nefesimizi kuşatan yılana…
yangından çıkmıştı sanki elleri…
uzanıp silahın kabzasına, vurdular ardı ardına…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Tedariğini Hazırla

zindan alacaklarını topluyor tepeden tırnağa
borcum yok bozdurdum ömrümü
gençliğim düştü payına
tedariğini hazırla
olur ya düşerim senden ayrı

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Vatan Yeni Şehitlerle Sarsılıyordu

takvim yaprakları birer birer ölüyordu…
vatan yeni şehitlerle sarsılıyordu.
ilginç’in ardından hüseyih demircioğlu ve ali ayata;
zafere atılmış iki adım oldular…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Umudun Zeybeği

denizden bir damla koptu…
billur mavi bir damla. karaburun’a düşer düşmez açıldı.
doğruldu damladan müjdat…
ak libaslı bedrettin yiğitleri, verdiler müjdat’ın avcuna ateşlerini…
gördüler kakülleri kıvır kıvır, kehribar, mercan boncuklu, beş dal örüklü aydın yörükleri…
gördüler kardan kalkamayan keklikler…
gördüler ege dağlarının yanan ateşini

dağlara yaslanır şimdi bizim efeler
avuçları kor alev gözleri kara mavzer
kırlarda şimdi umudun yeli eser
efem egeye benzer
kolkola girince biz meyveye döner filiz
yayılır koyaklardan düze iner sesimiz

haydi efeler…
de yürüyün efelerim yeni doğan gün aşkına hey
de yürüyün efelerim geldiğimiz dün aşkına hey
de yürüyün özgürlüğe verdiğimiz can aşkına hey

büyüyor sevdamız yediveren gül gibi
söylüyor efeler umudun zeybeğini

söz: savaş ezgi-ibrahim karaca
müzik: grup yorum

Sahnedeydi İdil ve Ölüme Açılıyordu Perde

yavaş yavaş araladı göz kapaklarını…
perdeleri açılıyordu tiyatronun…
sahnedeydi artık idil can…
heyecandan titreyip kasıldı…
ağır ağır kapandı perde…
gülümsüyordu dünyaya…
kadınlar ki; bin yıldır cephe ardında…
kadınlar ki; şimdi düşmüş, dövüşüyorlar cephede…
ayşe gülen, nil, sibel, adalet…
toplanmışlardı başına…
terini sabo siliyordu…
içi bir cehennemdi söndüremiyordu.
“mitralyöz, mitralyöz…”
“kim?” dedi sabo.
“benim!” dedi mitralyöz…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Güneşe Gidiyorlardı

müzik: grup yorum

Düğüne Gider Gibi

gidenin ardından
analar ağıt yakarmış bizim ellerde
ya gelene anam ya gelene anam
düğün bayram edilmez mi doğumlarda
(ateşler yakılmaz mı doğumlarda)

yas tutma ardımdan
aç ana yüreğini yoldaşlarıma
haydi gel bak bekar değilim düğünümüz var bak ana
düğünüm var gelin diye sarıl yurduna

çek tilili gir halaya bile öfkeyle yüreğini
boya acını kin rengine savur düşmanın üstüne
anam… gülüşün tutuştursun acını

söz-müzik: grup yorum

Yemliha İle Doğrulduk Zafere

müzik: grup yorum

Ya Kazanacaklardı

yan yana dizildiler
el ele tutuşmuşmardı
ya kazanacaklardı, ya da zafere kadar ardı ardına düşeceklerdi
dışarıda analar içeride onlar…
“hayati can da düştü!”
“yoldaşlar ölüm orucu zafere dönüştü!”

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

Ve Zafer

“gül yanım, güzel yanım” dediler bu vatana…
yoksulun elindeki bir avuç buğdaya rüzgar olana, fırtına olup dikildiler…
çatladı toprak, sular tutunmaya çalıştı kıyıya…
çiftçiler bıraktılar toprağı sürmeyi. balıkçılar ağları, işçiler fabrikaları…
madenciler çıktılar yeraltından.
mavi boranlar, kanat kanada kuşattılar bütün yaşamı.
bırakarak düşenleri şehirlerin ufkuna, fırtınadan fırtınaya havalandılar…
onlar, onlar borandılar…

söz: savaş ezgi
müzik: grup yorum

 

FEDA 2001

Kızılcık Şerbeti

kapamışlar seni beyaz hücreye
konuşmak gülüşmek uzaktır sana
bir bedenin kalmış bir de inancın
silah olmuş sana demir bir dolap
demir bir ranza silahtır sana

karlı dağlar gibi dik tut başını
gösterme yaranı çat kaşlarını
kızılcık şerbeti içtim söyle
kan kussan bile diren zalime

koparılıp götürülmüş dostun yoldaşın
türkülerle ulaşır sıcak selamın
bir direncin katığıdır gür haykırışın
sonuna dek savaşılıp yıkılır hücren
söz: grup yorum-menderes samancılar
müzik: grup yorum

Yağmur Olsun

şu dünyada ölüm var
yoksulluk var zulüm var
eğme başın namerde
yüreğin var dilin var

yağmur olsun sel olsun da
bahar açsın gül olsun
bir ateş yakalım ki
cümle dertler kül olsun

dağ başından kar gelir
dağlar aşar yar gelir
sevdalı yüreğime
böyle dünya dar gelir

sil gözünün yaşını
dövme artık döşünü
yel olup harlayalım
umudun ateşini
söz-müzik: grup yorum

Emekçi Halayı

gün doğmadan yollardayız
döktüğümüz terdir bizim
işimiz ekmeğimizdir
ekmeğimiz kuru bizim

çalışan biz alan sensin
aşımızı çalan sensin
doğru biziz yalan sensin
dillerimiz ayrı bizim

mala mülke doymayansın
söz verip de tutmayansın
hakkımızı vermeyensin
yollarımız ayrı bizim
eken biziz, biçen sensin
kanımızı emen sensin
kalleşçe vuruşan sensin
silahımız ayrı bizim

sabır taşı çatlayacak
emekçiler çağlayacak
patladı ha patlayacak
öfkemiz vardır bizim
halaylara durulacak
zulüm çarkı kırılacak
meydanlarda sorulacak
hesabımız vardır bizim
söz-müzik: grup yorum

Bir Mevsim

yine düştük yollara
yine uzun yollara
yine çıktık yollara
yine zorlu yollara
uzun ve zorlu ama onurlu
yattık ölüm orucuna

bir mevsim boyunca aç kalacak
bir mevsim boyunca yürüyecek
açlığımız kadar onurlu
açlığımız kadar gururlu
açlığımız kadar dik başımız
açlığımız kadar

inancı ve sevgiyi
halkımızı düşlerimizi
umut dolu beynimizi
tedarik ettik, bileyledik
onlarla beslenecek, direnecek
onlarla öleceğiz

göçmen kuşlar giderken uzaklara
hoşçakalın diyecek bizlere
uğurlarken onları aç olacağız
döndüklerinde aç olacağız
belki az kalacak, belki hiç kalmayacak
kalırsak dik, ölürsek yiğit olacağız

bir mevsim aç olacağız
her mevsim onurlu olmak için
söz: fırat tavuk
müzik: grup yorum

Bu Memleket Bizim

dört nala gelip uzak asya’dan
akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim

kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim

bilekler kan içinde dişler kenetli
bilekler kan içinde ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine
bu hasret bizim

söz: nazım hikmet
müzik: grup yorum

Sesimi Duyan Var Mı?

uykudaydı istanbul, izmit, adapazarı, bolu, yalova
uykudaydı eskişehir, ankara, gölcük, değirmendere, düzce, bursa
onyedisinde ağustos’un, sonra onikisinde kasım’ın
dipten bir uğultu koptu, bir çığlık yükseldi topraktan
saniyelere sığdı onbinlercesi ölümün
sonra çığlıklar ağıtlara, ağıtlar çığlıklara karıştı
ben buradayım, sesimi duyan var mı?

geceydi uğultulu geceydi
binleri aldı gitti
gövdem toz toprak göçük altında
gövdem unufak enkaz altında

acıya gömdüler güzel vatanımı
mezarımda adım yok
kaybettiler oy bedenimi
viranemde feryadım yok

bak göçük altında bizimkiler
hayat verecek bir el bekler
birlikte gülmeyi, birlikte sevmeyi
birlikte paylaşmayı
birlikte yürümeyi bilenler
kardeşlik duygularıyla koşup geldiler
birlikte çok gülemediler ama
birlikte öldüler
“ayrımız gayrımız yoktur” dediler
sildiler gözyaşlarını birbirlerinin
yaralarına merhem oldular

deprem olmuş yıkım olmuş of
yüreğim göçük altında
haykırıyorlar yetiş diyorlar
koşup gelenler dayan diyorlar

kazma ile kürek ile diş ile tırnak ile
dostça bir yürekle umutla arıyorlar
ben buradayım sesimi duyan var mı?

sesini duyan var
sesini duyanlar bizimkiler
bak yaşatmak için sana koşuyorlar
ak sakalına, çocuk yaşına bakmadan
tırnaklarıyla kazıyorlar enkazı
betonu tırnaklarıyla deliyorlar
çıkarsız hesapsız
yüreklerinin susturamadığı sesini
elleri gibi kavuşturuyorlar birbirine

gömülmesek de toprağa birlikte
acıya gömüldük hep birlikte
gülcan bebe, ayşe teyze, mehmet amca, fatma abla
içeride kaldı anam, içeride kaldı babam
bir tane de değil ki hangi birine yanam
ben buradayım sesimi duyan var mı?
söz-müzik: grup yorum

Sürmenelim

sürmenelim sür bileyle bıçağını
iyi bileyle keskin olsun iki tarafı
sürmenelim acılara direnen yanın gibi
iyi bileyle keskin olsun iki tarafı

dayandı da namerdin kör bıçağı kemiğe
sürmenelim keselim ha bu namert elleri
çokca yap bıçakları türedi it dölleri
aşımız kursaklarında deşelim sürmenelim

nice oğullar verdik, kız verdik sevdalara
sürmenelim sevdalara, kemençe seslerinde
yeter artık çektiğin cansa can sürmenelim
aşımız kursaklarında deşelim sürmenelim

söz: sadık mamati
müzik: grup yorum

Feda

ben diyorum ki ona
kül olayım kerem gibi yana yana
ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?..

toprağa hayat verir, sevdamızın bereketi
seni ölecek kadar çok sevdik yurdum
dinsin artık gözünün yaşı

hayatı yudum yudum içiyorduk
yürüyorduk aydınlığa
sana kalkan elleri durdurmak için
katıldık açlık kervanına

yansak kavrulsak alevin kızgınlığında
dilimizde aynı şarkılar
seni sevecek kadar çok öldük halkım, mahpuslarda…

yollarda kalabalık içinde yürüyor menziline
güllerin genci tazesi yüreği kor bir volkan
düşleri vardır her dem tazedir, çağlayıp coşar içinde

yol boyu mırıldanır bir şarkı, içinde mahpusluğun sızısı
meşale gibi yanan bedenleri, düşünür nazlı fidanı

bir canım vardır direnip yaşar
bir canım vardır savaşçı -tutsaktır-
bir canım var hıncıyla çatlar gök
bir canım var mahpuslarda yanar
özgürlük uğruna feda bu can halkıma, vatanıma

gözleri görmez kimseyi içinde dinmez fırtına
gözü yaşlı kalmış analar onlara canım feda
zulme susarsa ne yaşar bu can
adalet yoksa hayat ne

kolları bağlanmış halkın, direnmek yasaktır bize
tutuşur duvarlar ardında açlığa direnen canlar
zulme susarsa ne yaşar bu can
adalet yoksa hayat ne

şiir: nazım hikmet
söz-müzik: grup yorum

Diri Diri Yaktılar

yanıyor duvarlar beton yanıyor
bombalar yağıyor duman çöküyor
cehennemi dünyada yaşıyoruz biz
kahkahalar atıyor zebanilerimiz

biz altı kadındık mahpus damında
açlığımızla yürürdük halkın bağrına
yüreğimiz yanarken vatan aşkıyla
bedenimizi yaktılar kahkahalarla

seni çok sevdik ey güzel vatan
ekmeğini hasretini sevdalarını
aynı hasret için ölebiliriz
aynı sevda için ölebiliriz

yoksulluğumuz kardeştir bizim
aynı kurşunlarla vururlar bizi
aynı ateşlerde yakarlar bizi
yangınlarda diri diri yakarlar bizi

söz-müzik: grup yorum

Yoldaşım Vurulmuş

baharın ilk müjdesin verir
gül ile nergis
hayatımda yüz bahar olsa
ne fayda sensiz

menim dermanım devam
menim en temiz havam
yoldaşım vurulmuş
goy gedim anacan

bir dağ yeli esip
geçip bağrımdan
ah… penceremden külek olup
esip gelerek
ne senin yadından çıksın
ne de men unuttum ılgarı
içime od düşüp yanar
yandırar yakar…
yandırar dağları

söz-müzik: grup yorum

Kozanoğlu

n’olaydı da kozanoğlu n’olaydı
sen ölmeden ecel bana geleydi
bir çıkınlık canımı da alaydı
böyle sensiz kalmasaydık cihanda

derviş paşa gayrı kına yakınsın
böbür böbür dört bir yana bakınsın
amma bizden gece gündüz sakınsın
öç alırız ilk fırsatı bulanda

dadaloğlu söyler size adını
şimdiden yok bilsin hasmım kendini
bağlasalar parçalarım bendimi
yatacağım bilsem bile zindanda

söz: dadaloğlu
müzik: grup yorum

Meryem

meryem meryem ti
ğeyni meryeme
vıl kalıp mıcruh beddü meryeme
ya ğayni beddü meryeme

meryem gelistuh
şağır ğembi luh
vıl kalıp mıcruh beddü merheme
ya dilli beddü merheme

meryem ya dilli
vış şağır bttelli
ğasker ğusmanli ahadu meryeme
ya ğayni ahadu meryeme

[meryem]
meryem, meryem’im
gözüm meryem’im
yaralı kalp meryem’i ister
ah gözüm meryem’i ister

meryem dama çıkmış
saçlarını savurur
yaralı kalp merhemini istiyor
ah! merhemini istiyor

ah meryem
osmanlı askeri meryem’i aldı
ah gözüm meryem’i aldı

Arap Halk Şarkısı

Direniş Marşı

zulmün zindanlarında
açlığın ortasında
teslim almak için
kuşattılar umudu

tutsaklar haykırdılar
tek nefes oldular (barikatlar kurdular)
teslim olmayacağız
öleceğiz dediler

direniş mevzisinde
kavganın ateşinde
yiğitler bayrak oldu
halkların yüreğinde

şehitlerle yıkarız
köhnemiş duvarları
kanla yazılan tarih
ışıtır yarınları

künyemize kazıdık
onları destan destan
unutmak haramdır bize
son sözümüz özgür vatan

söz-müzik: grup yorum

Ne War U Yar

ne war û yar ne mal û can
welat hemû tiştan xweştirê

werîn cengê şerre bilind kir
şerra welat serfıraskın

werîn şerre werîn enîy
dike win cenge dibim hevîya gelan

[ne ev ne sevgili]
ne ev, ne sevgili ne eşya, ne can
vatan herşeyden tatlıdır

gelin kavgaya umudu büyütün
ülkenin savaşını başarıya ulaştırın

gelin savaşa gelin cepheye
tutuşurum kavgaya halkların umudu olurum

söz-müzik: grup yorum

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: